Nesillerdir Türkiye’de yaşayan hemen herkesin bildiği, 1877-1878’deki Osmanlı Rus Savaşı’ndan miras bir marş vardır, “Tuna nehri akmam diyor” diye başlayan. Osmanlı’nın yüzyıllarca hakim olduğu Tuna boylarına vedasının da simgesidir. 

Tuna, uzak bir coğrafyanın bize yabancı bir nehri değil yani. Bugün hâlâ Türkiye’de yaklaşık 21 bin kişi Tuna ismini taşıyor. 

Tuna nehri, Avrupa’nın hafızasına da yerleşmiş bir melodi aynı zamanda. Johann Strauss’un “Mavi Tuna” valsiyle zarifçe akıp giden o nehir, bugün aynı coğrafyada bambaşka bir hikâye anlatıyor: Sular çekiliyor, valsin ritmini veren Tuna’nın kendisi susuyor.

Avrupa’nın da can damarı olan Tuna’daki kuraklığın boyutu, Macaristan Başbakanı Peter Magyar’ın dramatik bir sesle yaptığı konuşmasına da yansıdı. 

“Önümüzdeki 4-5 gün en kritik dönem. Tüm yurttaşları elektrik tüketiminde ciddi bir tasarrufa çağırıyorum. Lütfen evlerde elektriği az kullanın. Sanayi işletmeleri de üretimlerini buna göre düzenlesinler. Bu krizi aşıncaya kadar en az yüzde 30 daha az elektrik kullanılmalı. Durum ciddi. Ülkemiz böylesi bir doğal felaketle ilk kez yüz yüze geliyor.”

Peter Magyar’ın sözünü ettiği doğal felaket kuraklık! Suları çekilen göllerin, kuyularda derinlere inen su seviyesinin, kuruyan pınar ve akarsuların ardından beklenen en büyük darbe de geldi: Tuna nehrinde su seviyesi trajik bir şekilde azalmaya başladı.

Bu ise Macaristan’daki tek nükleer enerji santralinin faaliyetini tehlikeye sokan bir gelişme. Paks şehrinde Tuna nehri kıyısında 1980’li yıllardan beri aktif olan nükleer santral, soğutma amaçlı olarak Tuna nehrinin sularını kullanıyor. Nehrin hızla azalan su seviyesi ise artık nehir sularının tesise pompalanmasını mümkün kılmıyor.

İşte bu nedenle de birkaç gün içinde tesisteki reaktörler arka arkaya durduruldu. Peter Magyar’ın o dramatik konuşmasını yaptığı saatlerde son reaktörün durdurulması da artık an meselesiydi. Uzmanlar eğer su seviyesi 2 cm daha azalırsa nükleer tesisin güvenliği için son reaktörü de kapatmak zorunda kalacaklarını söylüyorlardı. 

Oysa Macaristan’da üretilen elektrik enerjisinin neredeyse yarısı bu tesisten geliyor. Bir ülke bugünden yarına elektrik üretiminin yarısını kaybederse bunu nasıl telafi eder? Sanayi ve üretimdeki, vatandaşlarının kamu ve özel yaşamlarındaki enerji ihtiyacını nasıl karşılar? İşte Macaristan bugünlerde tam da bununla yüzleşiyor.

Diğer ülkelerde durum ne?

İster nükleer ister hidroelektrik santralde olsun, enerji üretiminde Tuna nehri sularına ihtiyaç duyan başka ülkeler de var. Bunlar arasında özellikle Romanya, Macaristan’a benzeyen derin bir enerji krizi yaşıyor.

Romanya’da Tuna nehri kıyısında faaliyet gösteren Cernavoda Nükleer Santrali de düşük su seviyesi nedeniyle soğutma faaliyetlerinin tehlikeye girmesiyle yüzleşince bir reaktörünü durdurdu. İkinci reaktörün de her an durdurulabileceği açıklandı.