Suudi Arabistan ile Yemen’deki Husiler Eylül’ün başından beri çatışmalar sürüyor. Husiler, Suudi Arabistan’ın havalimanlarını da hedef alıyor. Saldırılarda can kayıpları var. Uçak seferleri de aksıyor.

Husiler, son dönemde Suudi Arabistan'ın havalimanlarına da saldırılar düzenliyor. (Grafik: AA)

7 Ağustos 2026’da Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın liderleri tarafından ilan edilen Mekke Paktı da bu çatışmalar yüzünden Türkiye’de de son dönemde gündemin öne çıkan konularından. Pakistan ordusu bölgeye asker gönderdi, Türkiye’nin hangi koşullarda, nasıl bir destek sağlayacağı da tartışılıyor. Bu konudaki adımların ne anlama geldiğini, Fayn’da Ayşe Karabat’ın yazdığı dosyada okuyabilirsiniz.

Mekke Paktı işbaşında: Giden bu sefer dönecek mi?
Türkiye ve Pakistan’ın Suudi Arabistan’a askeri kuvvet gönderme kararı almasının anlamı ne? Mekke Paktı’nın içeriği ve maliyeti belli olmayan bu ilk olası operasyonu bölgede neleri değiştirebilir? Kararlarla ilgili neleri bilmiyoruz?

Konu, Yeni Parti ile MHP’nin Meclis’teki grup toplantılarında da gündemdeydi. 

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’nin bu savaşın tarafı haline getirilmemesi gerektiğini söyledi: 

"Türk askerini Yemen'e göndermek Türkiye'nin hesabı değildir. Düne kadar böyle bir konumuz var mıydı? Türk askerini Yemen'e göndermek, Türkiye'nin planı, programı değildir. Türk askerini Yemen'e göndermek Trump'ın planıdır. İsrail ve Amerika'nın çıkarlarına hizmet etmektir. Türkiye bu savaşın tarafı haline getirilmemelidir."

"Yemen çöllerine ilişkin Türkiye'nin bir planı yoktur" diye konuşan Özel, Türk askerinin gönderilmesine karşı çıkacaklarını açıkladı:   

"Böyle bir durumda herkes şunu bilsin ki kendine ait bir planı olmayan başkasının planının parçasıdır. Yemen çöllerine ilişkin Türkiye'nin bir planı, bir programı yoktur. Trump'ın figüranı olmaya, İsrail'in koruyucusu olmaya, Mehmetçik'i burada kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Sonuna kadar karşı çıkacağız." 

Bahçeli: Suudi Arabistan’ın savunmasına her türlü askeri destek verilmeli

MHP lideri Devlet Bahçeli de partisinin grup toplantısında bu konuya değindi. Kutsal topraklara yönelik saldırılara hiçbir şekilde duyarsız kalınamayacağını belirten Bahçeli, bu yönde diplomasinin imkanları, yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılması gerektiğini söyledi: 

"Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabistan'ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkan sağlanmalıdır." 

Bahçeli, Yemen'de uzun yıllardır devam eden çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nın güvenliğini tehlikeye attığını, uluslararası ticaret ve enerji arz güvenliği açısından da ciddi riskler doğurduğunu anlattı. Türkiye’nin Mekke Paktı’ndaki taahhütlerine bağlı kalacağını söyledi: 

“Suudi Arabistan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında Türkiye, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndan kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak ve İslam aleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan bu müttefikimizle dayanışmasını kararlılıkla sürdürecektir. Ecdadımız yıllarca 'Hadimü'l-Haremeyn' ile şereflenmiştir. Fahrettin Paşa'nın dillere destan Medine Müdafaası bu şuurun yüksek iradesidir. Öyle ki Peygamber ocağında pişen kahraman Türk askeri, Mehmetçik unvanını bu topraklarda almıştır. Hamdolsun kutsal topraklarımıza dönük inancımız da imanımız da kararlılığımız da milletimizin kalbinde, devletimizin kurumsallığında ve kudretinde hiç eksilmemiştir ve diridir.” 

Hükümet ne diyor?

Türk askerinin bölgeye nasıl bir kuvvetle gideceği ve görevinin kapsamı bilinmiyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 8 Ekim’de yaptığı açıklamada “Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil. Türkiye, başka bir ülke toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak" dedi.

Millî Savunma Bakanlığı da aynı gün, “Üzerinde mutabık kalınan askeri kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması ve konuşlandırılması için gerekli tedbirler görüşülmüştür” diye açıklama yaptı.

 Türkiye’nin sağlayabileceği askerî kuvvet ve yeteneklere ilişkin sürecinse Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütüleceği açıklandı.

🦉
Türkiye'de nitelikli ve bağımsız gazetecilik ancak okuyucuların desteğiyle mümkün. Siz de şimdi Fayn abonesi olarak topluluk odaklı gazetecilik modelimizi destekleyin, tüm içeriklerimize sınırsız erişin ve abonelere özel topluluk etkinlikleri için davetiye alın. Abonelik seçeneklerini inceleyin.

Bağlantı kopyalandı!