Sırbistan’ı 12 yıldır yöneten Aleksandar Vucic, 1 Kasım 2024’te Novi Sad istasyonundaki beton sundurmanın çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybettiği haberini aldığında, herhalde bunun iki yıl sonra iktidarını yıkacak bir hareketi tetikleyeceğini tahmin etmiyordu.
Facianın ardından öğrencilerin başlattığı protestolar, kısa sürede geniş çaplı bir hükümet karşıtı harekete dönüştü. Çünkü tren garındaki çöküşün nedenleri arasında usulsüzlük ve yolsuzluk bulunduğuna dair işaretler vardı.
İşte o hareket seçimi kazandı, iktidarda geçirdiği uzun yıllarda otoriterleşmekle suçlanan Vucic’i devirdi.
Aleksandar Vucic’in ikinci cumhurbaşkanlığı dönemi normalde 2027’nin Mayıs ayında sona erecekti. Ama Sırbistan Anayasası’na göre üçüncü kez aday olma hakkı yoktu. Vucic de görevinden istifa edip bu seçime sağcı Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) başbakan adayı olarak girdi.
Rekor katılımla gerçekleşen seçimde, yenilgisini açıklayan da ilk sonuçların gelmesinin ardından Vucic oldu. “Yapılan hesaplamalar, bu seçimleri kaybettiğimizi açıkça gösteriyor. Öğrenci Listesi kazandı. Onlar 135 ila 140 sandalye kazanacak, biz ise 105 sandalye alacağız” dedi.
CeSID ve Ipsos araştırma kuruluşları ile seçim gözlemcilerinin verilerine göre, yerel saatle 19.00 itibarıyla katılım oranı yüzde 67,6’ya ulaşmıştı. Bu, Yugoslavya’nın 1992’de dağılmasından bu yana kaydedilen en yüksek katılım oranı.

“Yarın geleceği inşa edeceğiz”
Öğrenci Listesi adına zafer konuşmasını, Prof. Dr. Radomir Saicic yaptı.
“Sevgili Sırbistan, bu gece halkın sesi duyuluyor. Bu gece zaferi kutluyoruz, yarın geleceği inşa edeceğiz.”
Seçim sonuçları sadece Sırbistan için bir iktidar değişimi değil. Öğrenci Listesi hareketinin başarısının ayrıntılarına girdiğinizde, demokrasi tarihi açısından yeni bir sayfanın açıldığını söyleyebiliriz. En azından yepyeni bir deneyimle karşı karşıyayız.
Hareketin temelinde ne var?
Hareket doğrudan sokakta doğdu. Fitilini ateşleyen de iki yıl önce Novi Sad tren istasyonundaki beton sundurmanın çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi.
Bu olayın ardından ülkedeki yolsuzluk, adam kayırma, denetimsizlik, ihmaller zincirine karşı protestolar başladı. Öğrenci şehri olan Novi Sad’da gençler ölenler için saygı duruşu yaptıkları eylemlere başladı. İlk başta talepleri de sorumluların ortaya çıkarılmasıydı.

Protestoların daha geniş kitlelere yayılmasında, dönemin Başbakanı Miloš Vučević’in tren garında hayatını kaybedenlerle ilgili sözleri de etkili oldu. Gösteriler yayıldı. Ocak 2025’te Vucevic istifa etmek zorunda kaldı. Ama artık bu yeterli değildi, protestocuların hedefinde Cumhurbaşkanı Vucic vardı.
İktidarsa, göstericileri yabancı ülkelerin maşası olmakla suçladı. İktidar destekçilerinin genç öğrencilere saldırıları da oldu.
Nedir bu “Öğrenci Listesi”?
Ülkenin 250 sandalyeli parlamentosuna aday belirlemek için 80’den fazla fakültenin katılımıyla aylar süren demokratik bir süreç yürüttüler. 250 kişilik aday listesi oluşturdular.
Adı “Öğrenci Listesi” olsa da listede öğrenci aday yok.
Çünkü öğrenciler, otoriter bir yönetimi devirdikten sonra ülkeyi yönetebilecek liyakate ve mesleki tecrübeye sahip isimlerin mecliste olması gerektiğine inandıklarını söylüyor. Bu nedenle kendilerini aday göstermek yerine toplumun saygın ve uzman isimlerini listeye taşıdılar.
Listenin yüzde 50'den fazlası profesörler ve öğretmenler gibi eğitim sektörü çalışanlarından oluşuyor. Ayrıca sporcular, çiftçiler ve farklı meslek gruplarının temsilcilerine kadar geniş bir kesim yer alıyor.
İktidarın ve muhalefetin mevcut siyasi kadrolarından kimseyi de kabul etmediler, listelerinde yer vermediler.
Sloganları: “Ya Sırbistan ya mafya?”
Öğrenciler seçmenlere Sırbistan ekonomisini yeniden ayağa kaldırma ve ülkede demokrasiyi yeniden tesis etme hedeflerini destekleme çağrısında bulundular.
Karşılarındaysa Vucic’in SNS partisinin oluşturduğu devasa bir yapı vardı. Neredeyse bütün televizyon ve radyo yayın kanalları iktidarın kontrolündeydi. Devlet gücünü istediği gibi kullanabiliyordu. Vučić, kendisini Sırbistan’ı küresel belirsizlikler karşısında güvenle yönetecek bir lider olarak sunmaya çalıştı.
Bunu yaparken ülkenin Batı ile ilişkileri ve Rusya ile Çin'le bağları arasında hassas bir diplomatik denge kurabilecek kişi olduğu mesajını verdi.
Koşullar eşitsizdi ama Öğrenci Listesi yılmadı. Sokaklara çıktılar, mitingler düzenlediler, uzun yıllardır Vucic’in güçlü olduğu kırsal bölgelere gittiler ve kapı kapı dolaştılar.
Kendilerini mevcut siyasi düzene karşı çıkan adaylar olarak tanıttılar. Seçmenleri, kampanyalarının temel sloganı etrafında birleştirmeye çalıştılar: “Sırbistan mı, mafya mı?”
Öğrenci Listesi’nin adaylarından biri de EuroLeague Basketbol Başkanı, eski basketbolcu Dejan Bodiroga.
Belgrad’da oyunu kullandıktan sonra gazetecilere yaptığı açıklama, Öğrenci Listesi’nin seçim süreci boyunca verdiği mesajın özeti gibi:
“Bugün Sırbistan, her şeyden önce özgürlüğü için ve elinden alınmış ülkesini geri kazanmak için mücadele ediyor. Sırbistan bugün hangi yöne gideceğine karar vermek için oy kullanıyor. Geleceğe mi, yoksa geçmişe mi?”

Avrupa’ya etkisi ne olacak?
Sırbistan’da iki yıl önce sokağa çıkan gençlerin seçim zaferi tam da Avrupa’da öğrencilerin öncülük ettiği protestoların yayıldığı bir döneme denk geliyor. Bu sonucun, kıta genelindeki şehirleri sarsan gençlik ve öğrenci protestolarına yeni bir ivme kazandırma ihtimali var.
