"Gerçekten geliyor mu?"
Önce Beşiktaş ile anılmaya başlamıştı, sonra rotası Trabzonspor’a döndü. Ama adı daha Türk takımlarıyla geçmeye başladığı ilk andan itibaren herkesin aklındaki soru buydu.
Çarşamba günü Atatürk Havalimanı'na sırtında 61 yazılı bordo-mavi formayla inen adam bu soruya cevabı verdi: "Trabzon, hazır mısın? Sizi duyabiliyorum."
Liverpool ile yıllarca Premier Lig'e damga vuran Muhammed Salah, ardından kulübün mottosunu ekledi: "Her yer Trabzon."
Şimdi herkesin kafasındaki soru şuna dönüştü:
"Salah, Türkiye'ye gelen en büyük transfer mi?"
Büyüklüğün ortak bir biriminin olmadığı futbolda bunu nasıl ölçeceğiz? Bonservis bedeliyle mi? Ki Salah bedelsiz geldi.
Kupa sayısıyla mı? İkisi Premier Lig, biri de Şampiyonlar Ligi olmak üzere son takımıyla toplam dokuz kupa kazandı.
Attığı goller, yaptığı asistlerle mi? Efsanesi olduğu Liverpool'da 315 maçta 191 gol, 93 asist kaydetti. Maç başına 0,9 gol katkısı verdi.
Ne kadar forma sattırdığıyla mı? Bundan iki ay önce Liverpool, özel olarak satışa çıkardığı, arkasında “Salah” yazan formadan 48 saat içinde 128 bin adet satarak rekor kırdı. Gelecek sezon kulüpte olmayacağı kesin olan bir oyuncu için hem de…
Rakamlar da yardımcı oluyor gibi. Ama cevap Muhammed Salah'ın kariyerindeki farklı dönemeçlerde de gizli.
Premier Lig tarihini yeniden yazan adam
2017 yazında Roma'dan 36,9 milyon sterline Liverpool'a geldiğinde bu bedel kulüp için rekor düzeydeydi. İngiltere'deki ilk denemesi hüsranla bitmiş bir oyuncuya gereğinden fazla güven duyulduğunu düşünenler de vardı. Daha önce Chelsea'de üç lig maçında oynamış, Jose Mourinho tarafından bizzat ismi verilerek eleştirilmişti. İtalya'ya kiralık gidip kendini yeniden bulmuştu fakat geri dönerken kimse ona "Premier Lig tarihini yeniden yazacak adam" gözüyle bakmıyordu.
