Fransa'da marketlerin buzdolaplarını hedef alan siber saldırıda yeni ayrıntılar ortaya çıkıyor.

12 Ekim gecesi bilgisayar korsanları, yüzlerce süpermarketin soğutma sistemlerine uzaktan müdahale etti. Buzdolaplarının otomatik buz çözme özelliğini devreye sokarak sıcaklık seviyelerini de yükseltti. Bazı sistemlerde sıcaklık 50 dereceye kadar çıktı.

Sonuç, milyonlarca euroluk gıda kaybı. Dondurulmuş ürünler ve taze gıdalar bozuldu, marketler stoklarını çöpe atmak zorunda kaldı. Bazı mağazalarda yangın da çıktı.

Carrefour, Intermarché, Monoprix, E.Leclerc ve Coopérative U gibi büyük zincirler saldırıdan etkilendi. Fransız basınındaki son bilgilere göre hedef alınan market sayısı yüzlerce. Intermarché'nin patronu Thierry Cotillard, ülke genelindeki kaybın tek günde on milyonlarca euroyu bulabileceğini söylüyor.

Peki bir bilgisayar korsanı, kilometrelerce uzaktan bir marketin buzdolabını nasıl ısıtabiliyor?

Saldırının izi Danimarka'ya uzanıyor

Modern süpermarketlerde buzdolapları birbirinden bağımsız çalışmıyor. Sıcaklıklar, buz çözme döngüleri ve diğer ayarlar merkezi kontrol sistemlerinden yönetiliyor. Bu sistemlere internet üzerinden bağlanan bakım şirketleri, arızaları mağazaya gitmeden giderebiliyor.

Ancak aynı bağlantı, yeterince korunmadığında saldırganlar için de bir giriş kapısına dönüşebiliyor.

Fransa'nın siber güvenlik kurumu ANSSI'nin incelemeleri, Danimarkalı Danfoss şirketinin soğutma sistemlerinde kullanılan yazılımlarındaki güvenlik açıklarına işaret ediyor.

Üstelik bu açıklar tamamen yeni değil.

Siber güvenlik şirketi Claroty, ağustos ayında Danfoss sistemlerindeki bazı açıkların kimlik doğrulamasını aşmaya imkân verebileceğini açıklamıştı. Danfoss da saldırıdan etkilenen cihazların eski yazılım sürümleriyle çalıştığını, müşterilerine uzun süredir güncelleme tavsiye ettiğini belirtiyor.

Saldırganların tam olarak hangi adımları izlediği henüz kesinleşmiş değil. Ancak ortaya çıkan tablo, tek tek marketlerin bilgisayarlarını ele geçirmekten farklı bir riske işaret ediyor. Aynı teknolojiye bağımlı yüzlerce işletme, ortak bir güvenlik açığından etkilenebiliyor.

Saldırının etkileri Fransa'yla sınırlı kalmamış olabilir. Siber güvenlik şirketi Sekoia'nın kıdemli analisti Félix Aimé, Reuters'a yaptığı açıklamada İspanya, Portekiz, Polonya, Almanya ve Belçika'nın da etkilendiğini söyledi. Ancak bu ülkelerde hangi işletmelerin hedef alındığı ve zararın boyutu henüz netleşmiş değil.

Arkasında kim var? 

Şimdilik saldırıyı kimin düzenlediği bilinmiyor.

Paris Savcılığı soruşturma başlattı. Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu da ANSSI'yi görevlendirdi. Yetkililer saldırının başka şirketlere yayılıp yayılmadığını araştırıyor.

Avrupa'da Rusya bağlantılı siber saldırılara ilişkin endişeler uzun süredir gündemde. Rusya’nın NATO’yu test edebileceği yönündeki Amerikan istihbarat raporlarında, bunun siber saldırılar yoluyla da gerçekleşme ihtimali olduğu belirtilmişti. 

Avrupa’nın uykusu neden kaçtı?
Avrupalı liderler bugünlerde pek rahat uyumuyor, bir alarm hâli var. Her ne kadar Moskova, “Avrupa’ya saldırmayacağız” dese de bir Rus tehdidi olduğu konusu sürekli kafalarında dolaşıyor. Gözler özellikle Baltık ülkelerinde. Ana soru, “Moskova, NATO’yu test eder mi?”

Ancak bu olayda Rusya'yı veya başka bir devleti işaret eden doğrulanmış bir bulgu henüz kamuoyuna açıklanmadı.

Saldırının amacı da belirsiz. Para kazanmak isteyen bir suç örgütü mü, sistemleri bozmayı hedefleyen bir grup mu, yoksa siyasi amaçlarla hareket eden aktörler mi?

Bu soruların yanıtı, olayın nasıl değerlendirileceği açısından önemli. Çünkü bir güvenlik açığının kullanılmış olması, saldırıyı kimin gerçekleştirdiğini tek başına göstermiyor.

Avrupa'da hastaneler, havalimanları, şimdi de marketler

Fransa'daki saldırı, Avrupa'da dijital sistemlerin gündelik hayatı nasıl aksatabildiğini gösteren ilk örnek değil.

Haziran 2024'te İngiltere’nin başkenti Londra'da hastanelere laboratuvar hizmeti veren Synnovis şirketi, bilgisayar sistemlerini kilitleyip yeniden erişim sağlamak için para talep eden bir fidye yazılımı saldırısına uğradı. Kan testleri yapılamadı, ameliyatlar ve muayeneler ertelendi. İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi NHS'ye göre saldırının ilk üç haftasında iki büyük hastane grubunda 1100'den fazla planlı işlem ertelendi.

Eylül 2025'te ise havalimanlarının yolcu kayıt sistemlerine hizmet veren Collins Aerospace'e yönelik saldırı, Londra Heathrow, Brüksel ve Berlin Brandenburg havalimanlarında aksamalara yol açtı. Bazı işlemler elle yapılmak zorunda kaldı, uçuşlar gecikti.

Ağustos 2026'da Almanya’nın başkenti Berlin’de, eyalet yönetiminin iki kurumuna düzenlenen siber saldırı, kamu hizmetlerini yaklaşık bir hafta aksattı. Konut yardımı başvuruları ve ödemeleri durdu. Saldırıyı üstlendiği belirtilen Rhysida adlı fidye yazılımı grubu, çaldığını öne sürdüğü yaklaşık altı terabaytlık veri karşılığında iki milyon eurodan fazla fidye istedi. Berlin yönetimi ödeme yapmayı reddetti. Ekim ayında ise saldırıda ele geçirilen yaklaşık 1.4 milyon dosyanın, internetin arama motorlarıyla erişilemeyen ve yasa dışı veri ticareti için de kullanılan bölümü olan dark web'de yayımlandığı bildirildi.

Bu olayların ortak noktası, saldırının yalnızca hedef alınan şirketle sınırlı kalmaması. Bir laboratuvarın yazılımı hastaneleri, bir teknoloji sağlayıcısının sistemi havalimanlarını, bir soğutma kontrol cihazı da marketlerin gıda stoklarını etkileyebiliyor.

Avrupa Birliği Siber Güvenlik Ajansı ENISA da Eylül 2026'da yayımladığı raporda, kurumların birbirine bağlı dijital sistemlere bağımlılığının, saldırıların etkisini büyüttüğü uyarısında bulundu.

Fransa'da yaşananların asıl önemi burada.

Bir ülkenin gıda tedarikine zarar vermek için artık marketlere fiziksel olarak saldırmak gerekmiyor. İnternete bağlı bir soğutma sisteminin kontrolünü ele geçirmek, binlerce ürünü saatler içinde kullanılamaz hale getirebiliyor.

Saldırganların kimliği hâlâ bilinmiyor. Ama Fransa'daki marketlerde çöpe giden ürünler, siber güvenliğin artık yalnızca bilgisayarlardaki verileri korumakla ilgili olmadığını gösteriyor.

Dijital bir açık, gerçek dünyada rafları boşaltabiliyor.

🦉
Fayn, güç sahiplerini denetlemek, bakış açılarımızı genişletmek, yankı odalarının duvarlarını yıkmak ve 21. yüzyılın enformasyon karmaşasına direnebilmek için var. Fayn’a sınırsız erişim için abone olun.
Bağlantı kopyalandı!