Merhaba

Ankara’daysanız sokağa çıkmayın NATO var. Tipinizi NATO’nun beğenmeyeceğini düşünürlerse alınabilir veya paravanla kapatılabilirsiniz. Dünya Kupası seyrediyorsanız ona da dikkat edin. Asabınız bozulabilir. Bodrum’a gitmeyi düşünüyorsanız bir daha düşünün. 

Hazırsanız gündeme geçebiliriz.

OHAL’li NATO zirvesi

Türkiye NATO üyesi. Ama NATO’nun Türkiye’nin tarihinde pek de hoş bir yeri yok. Sevildiğini de söyleyemeyiz. En azından halk tarafından. Siyasilerimizde durum farklı. Ankara’daki zirve öncesi yayılan tutuklamalardan tutun şehrin NATO tayfaya “güzel” gözükmeyecek yerlerinin paravanla kapatılmasına kadar türlü tercihte bunu görebiliyoruz. Başkentte adeta bir OHAL’e dönüşen zirve hazırlığını ve 7-8 Temmuz'da liderlerin masasında olacak konuları Fayn Ankara muhabiri derledi.

OHAL’li NATO zirvesi
NATO Zirvesi nedeniyle Ankara adeta bir OHAL yaşıyor. Yasaklar, trafik kısıtlamaları, gözaltılar ve olağanüstü güvenlik önlemleri kenti teslim aldı. NATO’yu fabrika ayarlarına döndürmeyi hedefleyen, Trump’ın teşrif edeceği zirveyi ve hemşehrilerine edilenleri Fayn Ankara muhabiri yazdı.

Değişen isimler, 
değişmeyen kavgalar

Türkiye’nin belli konularda döngüsel bir tarihi var. Nitekim İnönü’nün Demokrat Parti’ye karşı sarf ettiği “Biz mutlakiyetten bugüne geldik, siz bugünden mutlakiyete gidiyorsunuz” sözleri bugün tekrar tekrar hatırlatılıyor. Yavuz Sinangil, hafızaları tazelemek için “mutlakiyet” tartışmasının dününü yazdı.

1956’dan 2026’ya butlanlı mutlakiyet tartışması: Değişen isimler, değişmeyen kavgalar
Siyasette tam 70 yıl sonra yine “mutlakiyet” tartışması var. İnönü’nün Demokrat Parti’ye karşı “Biz mutlakiyetten bugüne geldik, siz bugünden mutlakiyete gidiyorsunuz” sözleri hatırlanıyor. Dönüp o günkü tartışmaya bakınca “Ya, bu ülkede gündem hiç mi değişmez” diye hayıflanmamak elde değil.
BİR RİCA

Bir ricamız var. Fayn yazişlerinde yakında bir doktoralımız olacak. Haberleri dijital mecralardan takip edenlerin medyanın finansmanına yönelik bakış açılarını ölçmeyi amaçladığı kısa bir okur anketi var. Bu linkten ankete katılıp araştırmaya katkıda bulunursanız çok seviniriz. Tamamlamanız üç dakika sürecek ve yanıtlarınız anonim olarak kaydedilecek. Değerli katkılarınız için şimdiden çok teşekkürler.

Fiyaskonun sorumlusu: Kader

Millî Takım bilmemkaçyüz Togg, bolca hamaset ve yanlış bıyık tercihleriyle gittiği Dünya Kupası’ndan son derece kötü bir performans, sorumluluktan köşe bucak kaçış ve yine hamasi açıklamalarla dönüyor. Şimdi sırada başarısızlığa kılıf olan bahaneler var. Ama sorumluluğu üstlenmeye yanaşan yok. Alp Ulagay yazdı.

Fiyaskonun ardındaki bahanecilik ve palavracılık
Türk Milli Takımı, Dünya Kupası’na erken havlu attı. “Kupayı alıp döneceğiz” diye ‘palavra atarak’ çıkılan macera, ikinci maçın sonunda hüsranla bitti. Şimdi sırada başarısızlığa kılıf olan bahaneler var. Ama sorumluluğu üstlenmeye yanaşan yok.