Almanya son dönemde kriz üzerine kriz yaşıyor. Ekonomik sorunlardan siyasi dengelerdeki değişime, toplumsal gerilimlerden güvenlik tartışmalarına kadar ülke ciddi bir dönüşümden geçiyor.
6 Ekim Salı günü ise bu tabloya bir kriz daha eklendi.
Almanya’nın dış istihbarat servisi BND’nin 1998-2005 yılları arasındaki başkanı August Hanning, casusluk, devlet sırlarını elde etme ve vatana ihanet teşebbüsü şüphesiyle gözaltına alındı. 80 yaşındaki Hanning’in yanı sıra, eski özel kalem müdürü Manfred D. de gözaltında.
Soruşturmanın merkezinde yaklaşık 2 bin gizli belgenin yıllar boyunca BND’den çıkarılması var. Alman Federal Başsavcılığı, Hanning’in bu bilgilerin karşılığında eski özel kalem müdürüne ödeme yaptığından ve en az bir durumda belgeleri kullanarak yabancı bir istihbarat servisi için güvenlik analizi hazırladığından şüpheleniyor. İki isim hakkındaki suçlamalar henüz kesinleşmiş değil.
Peki Almanya’nın eski istihbarat şefi neden gözaltına alındı? Yaklaşık iki bin belge nasıl dışarı çıktı ve bu bilgiler kimlere ulaştı?
August Hanning kimdir?
August Hanning, 1998-2005 yılları arasında Almanya’nın dış istihbarat servisi Bundesnachrichtendienst’in, yani BND’nin başkanlığını yaptı.
BND, Almanya’nın ülke dışındaki siyasi, ekonomik ve askeri gelişmeler hakkında istihbarat toplayan kurumu. Hanning de başkanlığı sırasında Almanya’nın güvenlik bürokrasisindeki en üst düzey isimlerden biriydi.
BND başkanlığından sonra İçişleri Bakanlığı’nda devlet sekreterliği yapan Hanning, emekli olduktan sonra güvenlik danışmanlığı ve özel sektör faaliyetleriyle gündeme geldi.
Şimdi ise kariyerinin en üst noktalarından yıllar sonra, yönettiği kurumun gizli bilgilerine erişmek ve bunları yabancı bir istihbarat servisiyle paylaşmakla suçlanıyor.
Yaklaşık iki bin belge nasıl çıktı?
Soruşturmanın diğer önemli ismi Manfred D.
64 yaşındaki Manfred D., Hanning’in BND başkanlığı döneminde özel kalem müdürüydü. Hanning 2005’te kurumdan ayrıldıktan sonra da BND içinde çalışmaya devam etti ve Mart 2012’den Mart 2026’ya kadar kurumun sonraki başkanları için de özel kalem müdürlüğü yaptı.
Federal Başsavcılığın iddiasına göre Hanning ile Manfred D. 2010 yılında bir anlaşma yaptı. Manfred D., BND içindeki gizli bilgileri para karşılığında Hanning’e aktarmaya başladı.
Bu aktarımın en az 2022’ye kadar sürdüğü ve yıllar içinde yaklaşık iki bin belgenin Hanning’e ulaştığı düşünülüyor. Belgeler arasında BND içinde kullanılan gizli raporlar ve Almanya Başbakanlığındaki güvenlik birimlerinin düzenli toplantılarında kullanılan istihbarat brifingleri de bulunuyor.
Belgelerin bir kısmının İran’ın nükleer programı, Rus ordusu ve Almanya’nın yabancı istihbarat ortaklarından gelen bilgilerle ilgili olduğu bildiriliyor.
Özellikle sonuncusu BND açısından kritik. Çünkü yabancı istihbarat servislerinden alınan bilgilerin sızması, yalnızca Almanya’nın kendi sırlarının değil, başka ülkelerin Almanya’ya verdiği bilgilerin de açığa çıkması anlamına gelebilir. Bu da istihbarat servisleri arasındaki güven ilişkisini zedeleyebilir.
Hanning bu bilgileri ne yaptı?
Soruşturmanın en kritik noktası burası.
Federal Başsavcılığa göre Hanning, aldığı gizli bilgilerle en az bir durumda yabancı bir istihbarat servisinin çalışanı için güvenlik analizi hazırladı.
Bir başka olayda ise BND belgelerinden elde ettiği bilgileri yabancı bir istihbarat görevlisiyle iletişiminde kullandığından şüpheleniliyor.
Hangi ülkenin istihbarat servisinin söz konusu olduğu açıklanmadı. Bazı Alman basın organlarında yer alan bilgilere göre bu ülke Rusya değil ama konu hâlâ netleşmiş değil.
Ayrıca hazırlanan analizin gerçekten yabancı istihbarat servisine ulaşıp ulaşmadığı da henüz net değil. Yani soruşturmanın önemli bir kısmı hâlâ “bilgiler kime ulaştı?” sorusunun cevabını arıyor.
Casusluk dosyası nasıl ortaya çıktı?
Hanning’in bugün casusluk şüphesiyle gözaltına alınmasının arkasında ise bambaşka bir soruşturma var.
Hanning’in adı ilk olarak Hamburg’da yıllardır devam eden bir velayet anlaşmazlığında ortaya çıktı. Hamburg merkezli restoran zinciri Block House’un varisi ve iş insanı Christina Block’un çocukları 2021’de babaları Stephan Hensel ile birlikte Danimarka’da kalmıştı. Block’un tarafı, çocukları Almanya’ya geri getirmek için Hanning’in yöneticileri arasında bulunduğu bir güvenlik şirketiyle çalıştı.
Savcılığa göre şirket, 2022’de çocukları okul yolundan alıp Almanya’ya getirmeye yönelik başarısız bir planın içindeydi. Hanning bu iddiayı reddediyor.
Bu dosya nedeniyle polis Eylül 2025’te Hanning’in evini ve ofislerini aradı. Arama sırasında elektronik cihazlarından birinde, Hanning’in BND’den ayrılmasından yıllar sonra hazırlanmış ve 2022’ye kadar uzanan gizli istihbarat belgeleri bulundu.
Bulunan belgeler federal makamlara gönderildi ve daha sonra Hanning hakkında yürütülen casusluk soruşturmasının temelini oluşturdu.
Yani bugünkü soruşturma Christina Block’un çocuklarının kaçırılmasıyla ilgili değil. Block dosyasında yapılan bir arama sırasında Hanning’in elindeki gizli BND belgelerinin bulunması, bambaşka bir soruşturmanın kapısını açtı.
Hanning’in maddi sorunları
Alman basınına göre Hanning’in son yıllardaki özel hayatında bir başka sorun daha bulunuyordu.
Hanning, Baltık bölgesindeki bir bankanın denetim kurulunda görev yaptı. Bankanın iflas etmesinin ardından yönetim kurulu üyelerinin de hukuki sorumlulukla karşı karşıya kaldığı ve Hanning’in emekli maaşına yıllardır haciz uygulandığı bildirildi.
Bu bankanın yönetim kurulunda eski NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen de yer alıyordu.
Ancak Hanning’in mali sorunlarıyla bugün ortaya çıkan casusluk soruşturması arasında kurulmuş resmi bir bağlantı bulunmuyor. Dolayısıyla iki konuyu birbirinin nedeni gibi anlatmak için şu aşamada yeterli kanıt yok.
Neden bu kadar önemli?
Çünkü burada sıradan bir eski kamu görevlisinden bahsetmiyoruz.
Hanning, Almanya’nın dış istihbarat teşkilatını yedi yıl boyunca yönetti. Daha sonra da ülkenin güvenlik bürokrasisinin üst kademelerinde görev yaptı.
Üstelik soruşturmanın iddiasına göre BND’den bilgi alan kişi, sıradan bir belge sızdırıcısı değil. Manfred D.’nin Hanning’e bilgi aktarmaya devam ettiği dönemde BND içinde üst düzey yöneticilerin yanında çalıştığı belirtiliyor.
Bu nedenle asıl soru, Almanya’nın en hassas kurumlarından birinde bulunan bilgilerin yıllarca kurumun dışına nasıl çıkabildiği ve eski bir BND başkanının bu bilgilere nasıl erişebildiği.
Alman istihbarat servisleri son yıllarda zaten casusluk vakalarıyla gündeme geldi. 2022’de bir BND çalışanının Rusya adına casusluk yaptığı iddiasıyla açılan dava hâlâ devam ediyor.
Hanning hakkındaki suçlamaların kanıtlanması halinde ise olayın boyutu çok daha farklı olacak. Almanya Federal Başsavcılığı da dosyanın, Federal Cumhuriyet tarihinde bu kadar üst düzey eski bir güvenlik bürokratının vatana ihanet şüphesiyle karşı karşıya kaldığı ilk örnek olabileceğini belirtiyor.
Şimdilik üç soru açıkta duruyor:
Hanning hangi yabancı istihbarat servisiyle bağlantı kurdu?
Yaklaşık iki bin belgenin ne kadarı gerçekten yabancı aktörlere ulaştı?
Ve BND’nin içinde bu bilgilerin yıllarca dışarı çıkarılmasına nasıl izin verildi?
Soruşturmanın bundan sonraki kısmı, Almanya’nın kendi istihbarat sisteminin ne kadarının kontrol altında olduğunu gösterecek.
