25 yaşında genç bir kadın, Esra Işık, gece vakti evinden gözaltına alındı, sabaha kadar nezarette tutuldu. Kelepçeyle sevk edildiği adliyede tutuklanmasına karar verilerek, cezaevine gönderildi. Esra Işık’ın tutuklanma gerekçesi, köyde bilirkişi keşfi yapan mahkeme heyetine engel olmak.
O mahkeme heyeti, Muğla Milas’ta Cumhurbaşkanı imzasıyla yapılan tarihin en büyük acele kamulaştırması kapsamındaki taşınmazların, bilirkişi keşfi için köylerdeydi. Ancak, bu keşiften ne taşınmazların sahibi köylülerin ne de avukatlarının bilgisi vardı. Köylüler, Danıştay’da açtıkları acele kamulaştırmanın iptaliyle ilgili davaların süreci devam ederken, habersiz bir şekilde alelacele başlatılan keşiflere karşı çıktı.
Esra Işık, Akbelen direnişinin kilit isimlerinden biri. Aynı zamanda direnişin öncülerinden İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın kızı.
Akbelen Ormanı’nı kesim ekiplerinden korumak için Zehra Nine’yle birlikte ağaçlara sarılan da o; Ankara’da şirketlere süper izinler tanıyan Maden Yasası’na karşı yapılan açlık grevinde, en önde basın açıklaması yapan da.
Esra Işık’ın tutuklanması, direnişi kırmayı mı amaçlıyor? Köylülerin hep sorduğu gibi, iki şirketin, yani Limak ve IC Holding’in çıkarları, Milas’tan üstün olabilir mi?
Acele kamulaştırmanın acelesi var
Muğla Milas’ta Limak ve IC Holding ortaklığındaki YK Enerji, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerine kömür çıkarsın diye, önce su kaynakları açısından zengin İkizköy Işıkdere Mahallesi feda edildi. Sonra da tüm direnişe rağmen binlerce kızılçamlık Akbelen Ormanı yok edildi.
