Amsterdam Kalverstraat’taki Pop Mart dükkânının önünde sıralanmış gençlerin çantalarının birer ucundan, bir avuç büyüklüğünde, yumuş yumuş görünen, tüylü ve şirin yaratık figürleri sarkıyor.
Hayranlıkla baktıkları vitrinlerde bu şirin bebeklerin daha onlarcası var.
Her renge, her kılığa, her hayale bürünmüş bir dolu oyuncak bebek. Tüylü bir beden, tavşan kulakları ve şirin ama biraz da muzırca bir sırıtış…
Bunlar Labubu…
Kısacık bir zamanda -ama biraz da gecikmeli şekilde- dünyayı ele geçirdiler.
Paris’te, New York’ta, Tokyo’da, Amsterdam’da, İstanbul’da, Beijing’de; her yerdeler…
Dua Lipa’nın, Rihanna’nın, K-Pop şarkıcılarının çantalarında, evlerinde, başlarının üstündeler.
Madonna’nın doğumgünü pastası bile Labubu şeklindeydi. Bunlar, bugünün yeni arzu nesneleri.
Yüzümüze güler gibiler, işin o kısmı güzel. Ama o gülüşün arkasında ne var? Bir şey var mı? Madem bugünün arzu nesnesi, Labubu bize bugünü de anlatır mı?
Doğu-Batı sentezi Labubu
Bir cevap için önce hayat hikâyelerine bakalım…
Labubu’ların hikâyesi efektif bir yerden, bir Doğu-Batı buluşmasından başlıyor.
Hong Kong’da doğan, Hollanda’nın Utrecht’inde büyüyen ve sonra da çizgi dünyasının en verimli merkezlerinden Antwerp’te çalışmaya başlayan Kasing Lung isimli illüstratörün elinden çıkmışlar. Oyun konsolsuz ve bilgisayarsız çocukluğu çizerek geçmiş 1972 doğumlu Lung’un.
