Futbol dünyası, büyük skandallara yabancı değil.
1980’lerde İtalya’yı sarsan, futbolcuların şike ve yasa dışı bahis çetesine karıştığı Totonero skandalı...
1993’te Avrupa’nın en büyük kupasını kazanan ancak rakip oyunculara rüşvet verdiği ortaya çıkınca küme düşürülen Fransız kulübü Marsilya…
2006’da hakem atamalarına müdahale ettiği gerekçesiyle İtalya’nın en büyük kulüplerinden Juventus’u bir alt lige yollayan Calciopoli dosyası… 2015’te turnuva ev sahiplikleri ve yayın hakları için dönen para trafiği nedeniyle dünya futbolunun yönetim organı FIFA’nın yöneticilerine kadar uzanan dev rüşvet operasyonu…
Şimdi de İngiliz futbolunun önünde bunların arasına girecek başka bir dosya var. Üstelik bu kez tartışılan kulüp, futbol tarihinin gördüğü en başarılı takımlardan biri.
Hikâyenin merkezinde İngiliz futbol devi Manchester City var.
Ama önce bir gole dönmek gerekiyor.
“Agüeroooo!”
Tarih 13 Mayıs 2012.
Dünyanın en prestijli liglerinden Premier League’in son haftası oynanıyor. Manchester City, Londra ekibi Queens Park Rangers karşısında uzatma dakikalarına 2-1 geride giriyor.
Aynı dakikalarda City’nin Manchester’daki ezeli rakibi Manchester United kendi maçını kazanmak üzere. City berabere kalsa dahi, United şampiyon olacak.
92. dakikada Manchester City’nin Bosnalı golcüsü Edin Džeko skoru 2-2 yapıyor.
Saniyeler sonra Arjantinli forvet Sergio Agüero, İtalyan takım arkadaşı Mario Balotelli’den aldığı pasla ceza sahasına giriyor ve City’nin üçüncü golünü ağlara gönderiyor.
İngiliz spiker Martin Tyler’ın sesi yükseliyor:
“Agüeroooo... Yemin ederim bir daha asla böyle bir şey görmeyeceksiniz.”
