Son dönemde çevreyle ilgili büyük tepki çeken, rant ve talan eleştirilerinin yükseldiği birçok düzenlemede iktidarın gerekçesi hep aynı: kamu yararı. 

Muğla’da tarihin en büyük acele kamulaştırmasında da öyleydi. Özel şirketlerin işlettiği termik santraller kömür çıkarsın diye, ocak ayında Milas’taki altı köyde, zeytinlikleri, tarlaları, evleri kapsayan 679 parsel için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla acele kamulaştırma kararı çıkarıldı. 

Son günlerde Antalya’da da bir özel işletmeyle ilgili kamu yararı gerekçesi gündem oldu. Kaş–Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi’ndeki Limanağzı’nda, koruma statüsüne rağmen kamu yararı gerekçesiyle zeytin ağaçları söküldü, yol açıldı. Yolun kullanım hakkı, eski Turizm Bakanı Erkan Mumcu’nun yönetim kurulu başkanı olduğu şirkete 29 yıllığına verildi. 

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşmeleri devam eden Milli Parklar Kanun Teklifi’nin maddelerinde de sıklıkla “kamu yararı” tanımı geçiyor. Teklif, milli parkları şirketlere açıyor, neredeyse asırlık işletim hakkı veriyor. Teklifte sözü geçen kamunun kendileri olmadığını düşünen çevre ve sivil toplum örgütleriyse bu teklifin geri çekilmesini istiyor.