Ekrem İmamoğlu ile 106 kişinin tutuklu yargılandığı davanın üçüncü haftası da tamamlandı.
İlk iki haftada yaşanan söz hakkı krizi, jandarmanın müdahaleleri, basın ve milletvekillerinin mahkemeyle girdiği yer tartışması bir nebze olsa da duruldu.
Üçüncü hafta duruşmaları ilk iki haftaya göre oldukça sakindi.
İki önemli belediye başkanının - Şişli ve Esenyurt - savunma yaptığı duruşmalara hem izleyicilerin hem de basının ilgisi düşüktü.
Bundan sonrası için “istenilmeyen adayların” yargı yoluyla tasfiyesinin önünün açılıp açılmayacağını da belirleyecek bu duruşmalar, İran’daki savaşın gölgesinde kaldı. Geleneksel basının özellikle uzak durduğu davada bu hafta yaşananları derledik.
23 Mart Pazartesi
“Bu dosyada nasıl bu şekilde tutukluluk veriliyor bilemiyorum ama bu kararı vermek zorundayım.”
Salondaki sakinlik eşliğinde pazartesi sabahı duruşma başladı.
Geçen hafta ifadesi yarıda kalan Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas ve avukatları savunma yaptı öncelikle.
İddianamede, Ali Sukas’ın eşi Berna Sukas'ın CHP’den milletvekilliği adaylığı döneminde İBB’ye iş yapan müteahhitlerden seçim aracı sağladığı iddiası yer alıyordu.
Sukas, savunmasında bu iddiayı yalanlamadı ancak belediyeden alacakları karşılığında eşine araç temin edilmediğini söyledi:
“Adaylığı geç açıklandığı için biz bir ön hazırlık yapmamıştık. Ahmet Sari'den (iş insanı) otobüs talep etmedim. Seçimde çalışmaya yönelik olarak küçük ticari araçlara ihtiyacımız vardı. Adaylık açıklandıktan sonra piyasada araç bulamayınca Ahmet Sari’den yardım istedim. Bir hafta sonra o ya da ben aradım, '8-10 tane bulduk' dedi. Birkaç gün sonra Sari'den hesap numarası istedim. Bana, ‘Hallederiz, şu an telaşın var’ dedi. Ben 4-5 kez tekrar ettim. Seçimden sonra araçları teslim ettiğimizde de hesap numarası istedim, 'Biz onu hallettik, bacımıza bir desteğimiz olsun, zaten seçilemedi. Çok yıprandınız' dedi. Ben bunu kabul etmek istemedim. Ahmet Sari gelip burada gözümün içine bakarak, 'Ağaç A.Ş'den alacaklarımı alamıyordum, onun için vermek zorunda kaldım' derse benim boynum kıldan ince, ben bu cezayı yatmaya hazırım. Vicdanen rahatım.”
Sukas’ın savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu da soru sormak istediğini iletti.
Talebi kabul edilen İmamoğlu, önce savcılığa tepki gösterdi:
“Savcılığın sunduğu tablolar (iştiraklerin bütçelerine ilişkin veriler) tümüyle çöp niteliğinde. Ortaokul IQ’su ile bile daha iyisi hazırlanırdı. Tek bir belge yok. Ekrana yansıtılan belge de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ve iştirakine ait bir belge. 'MASAK üzerinden hazırlandı' diye ifade ettiler. Vahim bir durumdur.”
İmamoğlu, savcılığın 2019 öncesine yani AK Parti dönemine ait kayıtları incelemediğini de vurguladı:
“Vahim bir durumdur. İddia makamını kınıyorum. Aslında sizi ilgilendiren şöyle bir taraf var, Sayın Hakim, bir önceki tablonun tümüyle yalan olduğunu iddia makamı dile getirdi. Bu da tümüyle yanlıştır. Aslında sizin suç duyurusunda bulunmanız mı lazım, bilmiyorum.”
Bu tepkisinin ardından Sukas’a peş peşe sorular yöneltti.
Ekrem İmamoğlu: Çalıştığınız yöneticilerle ilgili bir baskı, 'İmamoğlu şunu istiyor' diye bir dayatma yapıldı mı?”
Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Sukas: Kesinlikle hayır. Olabildiğince mevcut insan kaynağından yararlanarak devam etmeye çalıştım.
Ekrem İmamoğlu: Örtülü, gizli buluşmamız oldu mu?
Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Sukas: Kesinlikle böyle gizli, açık ya da özel bir organizasyon hiçbir zaman için şahit olmadığım bir şey. Bir örgüt varlığına bırakın benim üye olmam böyle bir yapı olsa kendi tecrübemden az çok hissederim. Duyum bile almadım, dedikodusu bile olmadı.
Ekrem İmamoğlu: Size özellikle bir firmayla çalışmanız yönünde zorlamam oldu mu?
Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Sukas: Kesinlikle böyle bir şey olmadı.
Sukas’ın avukatı Beyza Nur Acar savunmasında çarpıcı iddialarda bulundu.
Aylık tutukluluk incelemesini yapan hakime ait olduğunu iddia ettiği sözleri açıkladı:
“Savunmamızı yaptık. Sonrasında hakim, toplu olarak tutukluluk incelemesi kararını açıkladı. Ve dedi ki ‘Bu dosyada nasıl bu şekilde tutukluluk veriliyor bilemiyorum ama bu kararı vermek zorundayım.’ İnsanların bilgilendirilmesi adına bunu beyan etmeyi görev addediyorum.”
Bu önemli iddiaya ilişkin ne hakimlikten ne de HSK’dan bir açıklama geldi.