Ağrı, Taşlıçay Yukarı Düzmeydan İlkokulu’ndan yansıyan amatör bir çekim Türkiye’de viral oldu. İnsanları duygudan duyguya sürükledi. Namı Çin’e kadar uzandı.
Son günlerde aniden parlayan “Kabe’de hacılar” ilahisinin bir okul bahçesinde çalınması ve 15 kadar çocuğun nizami bir biçimde dizilip koro halinde bunu söylemesi anına tanık olduğumuz videoda, bahçedeki diğer öğrenciler de koroya eşlik ediyor. Videoda nizamı ve hegomonik akışı bozan unsursa bizim pembe montlu minik star.
Videodan bizim starı çıkardığımızda, gördüğümüz tablo toplumun bir kesimi için biraz ürpertici. Video, sosyal medyaya ilk yansıdığında paylaşımların altına gelen yorumlar da bu nedenle üç ana eksene ayrılıyor:
Only pozitif vibes: “Ayy çok tatlı 100. kez izliyorum.”
Optimist: “Erdoğan’ın kültürel hegemonya baskısını tepetaklak etti.”
Pesimist: “Hiç gülünecek bir şey değil, korkunç! Okulun haline bak! Yazık bu çocuklara.”
Viralite, algoritma ve disiplin toplumunda istisnanın kaderi ne olur?
Türkiye son yıllarda temel değerleri çatlar, kurumları ortadan kalkarken pasif agresif muhalefetini sosyal medyadan sinizme sığınarak yaptı. Bu durumdan mizahın ayakta tutma gücü diye direniş de çıkarabilirsiniz, toplumsal muhalefet kanallarının (sivil toplum, örgütlülük, basın özgürlüğü vb.) tıkandığı aşamada insanların sinizme kaydığı eleştirisini de yapabilirsiniz.
