ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla başlayan savaşın ilk günlerinde pek çok kişi bu savaşın da kısa süreceğini düşünmüştü. Zira akıllarda 2025 yılındaki İsrail - İran savaşına süresi nedeniyle “12 Gün Savaşı” dendiği gelmişti. Hem zaten savaşı başlatan ABD Başkanı Donald Trump bile ilk günlerde yaptığı açıklamalarda çatışmanın fazla uzamayacağını söylüyordu.
Öyle olmadı. İran direndi, savaşı bölgeye yaydı. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırılar İran'ın Körfez enerji altyapısına karşı misillemeleriyle zincirleme etki göstererek büyüdü.
İran, küresel petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 20’sini taşıyan Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri engelleyerek savaşın maliyetini küresel düzeyde artırdı.
Hürmüz Boğazı küresel sistemin en kritik kırılma noktası haline geldi. Hatta Birleşmiş Milletler’in ifadesiyle, “Yeni bir fay hattı” ortaya çıktı.
Pakistan ve bölge ülkelerinin araya girmesiyle taraflar savaşın altıncı haftasında yeniden masaya oturma kararı aldı ama bir ateşkes sağlansa bile yaşananların faturası büyük.
Savaşın başladığı 28 Şubat tarihinden sonraki beş hafta içerisinde, brent petrol yüzde 50’den fazla artarak 100 doların üzerine çıktı.
Zaten İran da kendisine savaş açılmasının bedelini küresel çapta ödeterek, ABD üzerinde baskı kurulmasını istiyordu. Şimdilik bunu başarmış da gözüküyor.
28 Şubat’ta başlayan ve 7 Nisan’da şimdilik iki haftalık ara veren savaş, dünyayı tarihin en büyük enerji krizlerinden biriyle karşı karşıya bıraktı.
Aslında 2020’de COVID döneminde de yine bir enerji krizi yaşanmıştı ama tablo bugünün tam tersiydi.
O zaman sorun talepti, kapanan ekonomiler petrol fiyatlarını tarihi düşük seviyelere çekmişti. Bu kez talep aynı ama arz kesildi, fiyatlar arttı.
Yani bugün mesele basit bir kaynak yönetiminden de ileri gitti, dünyanın en zengin ülkeleri ya da coğrafi olarak kriz bölgesine en uzak ülkeler dahi yeni bir kavramla tanıştı: Yokluk yönetimi.
Asya’da kravatlar atıldı
Asya, Ortadoğu enerjisine en bağımlı bölge. Haliyle krize karşı en çabuk önlem almak durumunda kalanlar da Asya ülkeleri oldu.
Tayland'da hükümet yetkilileri, klimalardan tasarruf etmek için kravatları çıkarma, gömlekleri de kısa kolluya çevirme talimatı verdi. Bir haber bülteninde spikerlerin canlı yayında ceketlerini çıkarması, krizin en çarpıcı görsel simgelerinden biri olarak şimdiden tarihe geçti bile.
Myanmar’da elektrikli araçlar hariç özel otomobiller ve motosikletlerin plakalara göre ayrılarak trafiğe gün aşırı çıkması kararı verildi.
Filipinler ve Pakistan’ın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler ise yakıt tasarrufu amacıyla haftalık çalışma günü sayısını dörde düşürdü.
Asya genelinde "kirli" de olsa tedarik garantisi olduğu için güvenli olan kömür geri döndü.
Termik santrallerin kapasitelerini artıran Hindistan’da bazı bilişim şirketlerinde yakıt tedarik sıkıntıları doğması üzerine çalışanlardan yemeklerini evden getirmeleri istendi.
“Normale dönemeyeceğiz”
Rusya - Ukrayna Savaşı ile birlikte Rus gazı tüketmemek için LNG’ye yönelen Avrupa ülkeleri neler yapabileceklerini tartışmaya başladı.
Fransa ulaştırma, balıkçılık ve tarım sektörlerine mali destek açıkladı. İspanya, yatırımları teşvik etmek amacıyla enerji verimliliği yatırımları ve yenilenebilir enerji kurumları için vergi indirimleri sağladı, ülkede yakıt vergileri de düşürüldü. Yakıt vergilerini düşüren ülkeler arasında İtalya, İrlanda, Sırbistan da var.