“Annem bir ekmek, bir gazete istiyor bakkal amca.”
İlk görevlerimden biri buydu. Ciddiye almıştım. Her sabah aynı replikle bakkala dalıyor, kendimi aile ekonomisinin küçük ama gururlu bir parçası gibi hissediyordum.
Henüz okuma yazma bilmiyordum ama ekmeğin hayatta kalmak için şart olduğunu çözmüştüm. Gazetenin ne işe yaradığını bilmiyordum ama büyükler sanki içinde evrenin sırları yazıyormuş gibi okuyordu. Herhalde o da önemliydi.
Zaman geçti. Ekmek değişti. Şimdi her yerde “unsuz”, “glutensiz”, “taş değirmende öğütülmüş”, “ata tohumlu siyezli” ekmekler var.
Haber alma şeklimiz de değişti. Haber çeşidi bol. Ama doğru, temiz ve bağımsız bilgi bulmak hâlâ kokulu çilek bulmak gibi: Az, değerli ve lezzetli.
İşte Fayn tam da bu yüzden var.
Biz diyoruz ki haber alma hakkı, içme suyu gibi temel bir ihtiyaç. Üstelik bu bir kamu hakkı. İşine sadık gazeteciler de kamu görevi yaptıklarının farkındadır. Biz de o bilinçle hareket etmeye çalışıyoruz. Öyle olunca da kamu kesesinden yandaşlara dağıtılan kaynaklardan yoksunuz ama iyi ki siz varsınız.
Fayn ekibi olarak editoryal bağımsızlık bizim kırmızı çizgimiz. Yani biz kimsenin damadı, yeğeni, ortağı, yancısı, gizli ortağı, borazancısı değiliz. Siz, kimseye eyvallahı olmayan yayınlar istiyorsunuz, biz de öyle yapıyoruz.
Hani bazı yayınlar var ya, “sen böyle düşüneceksin” diye emir verir gibi haber yaparlar.
Bedava içerik verirler ama asıl amaçları başka… Siz değil, onlar patron. Biz öyle değiliz. Fayn, okuruyla göz gözedir. Gözünüzdeki ifadeyi okur, sonra haber yaparız ama göz göze kalabilmenin, sizin patron olabilmenizin küçük de olsa bir maliyeti var.
Düşünün ki biri sizin yerinize markete gidiyor. Raflardaki abur cuburları pas geçip ihtiyacınız olanların en iyilerini seçip getiriyor. Zamandan kazanıyorsunuz, kafa karışıklığı yaşamıyorsunuz. İşte Fayn da etraftaki bilgi çöplüğünden haberi süzüyor, yalanı eleyip, doğruyu size getiriyor. İçeriklerimiz özenli, temiz ve organik. Katkı maddesi yok.
Kopyala yapıştır haber bizlik değil. Biz masrafı düşünmeden sahaya çıkan bir ekibiz.
Küçük ama kuvvetli bir ekibiz aynı zamanda. Süper kahraman değiliz ama en azından sahada kimin ne dediğini ilk elden öğrenip yazıyoruz. Editoryal destek alıyoruz, ama haber kaynağı bizatihi kendi yüksek şahsiyeti olanlardan değil, güvendiğimiz gazeteci arkadaşlarımızdan. Onların emeğinin hakkını elbette veriyoruz.
Reklam alıyor muyuz? Evet. Ama her geleni buyur etmiyoruz. Bazı firmalara “Sağ olsun, kalsın” diyoruz.
Başka işimiz var mı? Yok. Biz sadece gazetecilik yapıyoruz. Bitcoin madenciliğiyle ilgilenmiyoruz, yaşam koçluğu yapmıyoruz.
İşimizin devamı, Fayn okurlarının takdirine bağlı. Şimdi sizden bir ricamız var:
Bir bardak filtre kahvenin yarısı, günde bir dilim ekmek, öyle afili olanından da değil, bildiğiniz somun ekmek, tek gidiş belediye otobüsü ücreti, bir kurşun kalem, bir kutu gazlı içecek için ödediklerimizden daha fazla olmayan bir bedel karşılığı, kafanız ve ruhunuzu besleyecek bir haber kaynağını desteklemek için Fayn’a abone olur musunuz?
Çünkü bazı günler gerçekten sadece iki şeye ihtiyacınız olur:
Bir dilim ekmek ve salim bir kafa.
