“Açlık hissim tamamen yok oldu.” 50 yaşındaki reklamcı Ayşe Çınar, zayıflama iğnesine başladıktan sonra ilk fark ettiği şeyin bu olduğunu söylüyor. Beş ayda 12 kilo vermiş. Ama kilo verme süreci en başta olduğu gibi keyifli gitmemiş: 

“Zaman ilerledikçe aç olmadan bir şeyler yemek zorunda olmak gerçekten zorlayıcı oldu. Halsizliğim giderek artıyordu. Enerjim hatta yaşama sevincim de oldukça dip seviyelerdeydi…”

Ali Özal, “İğneye başladıktan sonra normal porsiyonlarla doymaya başladım. Uzun zamandır bu kadar normal yemek yememiştim.” diyor.

Zeki Tuna ise “İştahımın bu kadar sihirli bir şekilde kapanmasına şaşırdım. Yeri geldi bir Türk kahvesi içemeyecek kadar dolu hissettim.” ifadelerini kullanıyor. Ve ekliyor: “Yan etkilerini bilmiyordum, çok da kolay değilmiş…”

Son yıllarda dünya genelinde hızla yayılan zayıflama iğneleri, Türkiye’de de giderek daha fazla kişinin hayatına giriyor. Obezite tedavisi için geliştirilen bu ilaçlar artık sadece sağlık alanında değil, estetik kaygılarla da kullanılıyor. Hatta bazı güzellik merkezlerinde de uygulanıyor. En endişe verici kısmı ise reçetesiz bir şekilde temin edilebilmesi. 

Üstelik bir süre önce bu ilaçların hap formu ABD’de satılmaya başladı bile. Yakın zamanda Türkiye’de de piyasaya çıkması beklenen haplarla birlikte kullanımın daha da artması bekleniyor. 

Peki zayıflama iğneleri gerçekten ne kadar güvenli? Bu ilaçları kullananlar ne yaşıyor? Ve uzmanlar bu yeni trend hakkında ne düşünüyor?

“Zayıflama iğnesi demek doğru değil”

Uzman doktor Nergiz van den Berk bu ilaçların kamuoyunda yanlış bir şekilde “zayıflama iğnesi” olarak adlandırıldığını söylüyor. van den Berk’e göre kamuoyunda zayıflama iğnesi olarak bilinen ilaçlar aslında metabolizmayı düzenleyen tedaviler. Berk, bu ilaçların bağırsaklardan salgılanan bazı hormonları taklit ettiğini söylüyor:

“Bunlar glukagon-1 peptit analogları dediğimiz bir tedavi. Normalde bağırsaklarımızdan salgılanması gereken hormonların benzerleri. Ama bugün bağırsak floramız bozuk, yediğimiz besinler sağlıklı değil, mikrobiyota iyi çalışmıyor. Bu yüzden bu hormonlar gerektiği gibi üretilemiyor. Biz de bu peptitleri dışarıdan vererek metabolizmayı tekrar dengelemeye çalışıyoruz. Tokluk hissini düzenliyor, metabolik sistemi yeniden çalışır hale getiriyor.”

Ona göre modern yaşam koşulları metabolizmayı ciddi şekilde etkiliyor:

“Bugün insanoğlunun en büyük problemi bana göre obezite. Çünkü iyi beslenemiyoruz. Saf proteinlere, sağlıklı karbonhidratlara, vitamin ve minerallere ulaşmak çok zor. Her şey paketli, katkı maddeli, hormonlu. Bu gıdalarla beslendiğiniz zaman hücreye doğru enerji akışı sağlayamıyorsunuz. Hücre içinde inflamasyon artıyor. Sonuçta insülin direnci gelişiyor, karaciğer yağlanıyor, metabolik sendrom ortaya çıkıyor. Bana başvuran hastaların çoğuna bakıyorum. Hepsinde insülin direnci var. Yani artık obezite çocukluk çağlarına geldi.”

“Çağımızın aspirini”

Nergiz van den Berk, zayıflama iğnelerini “çağımızın aspirini” olarak nitelendiriyor:

“Birçok kronik hastalığın temelinde metabolik bozukluklar var. Bu peptit tedavileri metabolizmayı yeniden düzenleyebiliyor. Yapılan çalışmalar kalp-damar hastalıklarını azaltabileceğini, beyin hücrelerini koruyabileceğini gösteriyor. Demans, Alzheimer ve Parkinson üzerinde bile olumlu etkilerinden söz ediliyor. Bana göre bu anlamda mucize.”

Zayıflama iğnelerine ilişkin yapılan araştırmalara göre kullanım bırakıldığında verilen kilolar geri alınıyor. Hatta daha fazla kilo alımı bile gözleniyor. O çalışmalardan biri British Medical Journal'da yayınlandı. Araştırma, aşırı kilolu kişilerin zayıflama iğneleriyle vücut ağırlıklarının yaklaşık beşte birini kaybettiğini, ancak iğneleri bıraktıktan sonra her ay ortalama 0,8 kg geri aldıklarını gösterdi. 

Bu durum, zayıflama iğnelerinin devamlı kullanılmasıyla ilgili soru işaretlerine neden oluyor. Uzman doktor van der Berk de bu tedavilerin kısa süreli değil uzun vadeli kullanılabileceği görüşünde. 

“En çok görülen yan etki bulantı, kas kaybı”

Peki, zayıflama iğneleri masum mu? Yan etkileri yok mu? Nergiz van der Berk bazı yan etkilerin görülebileceği uyarısını yapıyor: