Fayn okurları hatırlar Bir muğlak operasyon daha: Ucu nereye çıkacak? başlıklı haberimizi… O haberde, Can Holding soruşturmasıyla başlayan, Habertürk sunucularına uzanan ve giderek büyüyen ve ünlü birçok ismin dahil olduğu operasyonun nereye çıkacağına dair işaretler belirdiğini ama netlik kazanmadığını anlatmıştık. 

O haberimizden yaklaşık bir ay sonra operasyonun ucu ortaya çıktı. Hem de İBB’den. Medyaya ve ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması, İBB’ye, daha doğrusu İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na dayandı.

Yolsuzluk, terör, casusluk gibi suçlamalar yöneltilen İmamoğlu’nun adı savcılık evraklarında bu kez uyuşturucuyla yan yana getirildi.

Peki nasıl oldu?

Her şey nasıl başladı?

Süreci anlatmak için sizi yakın geçmişe götürelim.

Can Holding’e yönelik kara para soruşturması kapsamında holdingin medyası olan Habertürk binası sık sık jandarma ekiplerini misafir ediyordu.

Jandarmalar aralık ayı başında yine binadaydı. 

Ancak konu kara para değil, uyuşturucuydu.

İlk önce spikerler gözaltına alındı.

Habertürk ve Show TV’nin ekran yüzleri olan Ela Rumeysa Cebeci ve Meltem Acet ile Beyaz TV sunucusu Hande Sarıoğlu 6 Aralık 2025’te gözaltına alındı.

Jandarma eşliğinde Adli Tıp Kurumu'nda kan ve saç örnekleri verdiler.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma ile suçlanıyorlardı.

Üçü de bir gün içinde serbest bırakıldı. Ancak Ela Rumeysa Cebeci, uyuşturucu içerikli mesajlaşmalarının çıktığı Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran’ın iki kez gözaltına alınmasına kadar uzanan süreçte tutuklandı. 

Peki, uyuşturucu dosyası bu üç kadın spikere nasıl uzandı?

Fayn’ın edindiği bilgiye göre bu dosya yine aralık başında yaşanan bir tutuklamaya dayanıyor.

Magazin dünyasından tanıdığımız ünlü isimlerle sosyal etkinliklerde ve büyük markaların prestijli lansman organizasyonlarında boy gösteren Sercan Yaşar’a yönelik operasyona… 

Yaşar, uyuşturucu ticaretinden tutuklandı. Yaşar’dan elde edilen bilgi ve belgeler soruşturmanın genişletilmesini sağladı ve bir ayağı da medyaya uzandı.

Üç spikerin gözaltına alınmasından üç gün sonra jandarma bir kez daha Habertürk binasındaydı.