Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yasa taslağı; Steam ve Epic Games gibi bilgisayar oyunculuğunun merkezinde yer alan dijital mağazaların yanı sıra, PlayStation ve Xbox gibi konsol ekosistemlerinin dijital altyapısını ve pazar yerini oluşturan PS Store ve Xbox Store'u doğrudan hedef alıyor. Milyonlarca kullanıcının hem yeni oyunlar satın aldığı hem de binlerce liralık dijital koleksiyonlarını muhafaza ettiği bu dev platformlar, taslakta artık "oyun dağıtıcısı" olarak tanımlanıyor ve Türkiye’de resmi bir temsilci bulundurmaya zorlanıyor.
Süreç, temsilci atamayı reddeden platformlar için oldukça sert bir yaptırım silsilesini beraberinde getiriyor. İlk aşamada, yerel muhataplık şartını yerine getirmeyen şirketlere 1 milyon ile 30 milyon TL arasında değişen idari para cezaları kesilmesi öngörülüyor. Ancak asıl kritik eşik, bu mali cezaların ardından başlıyor. Yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda, internet bant genişliğinin önce %50, ardından %90 oranında daraltılması planlanıyor. Bu durum, söz konusu mağazaların teknik olarak internet üzerinden ulaşılamaz hale gelmesi anlamını taşıyor.
Düzenlemenin kapsamı sadece temsilcilikle de sınırlı kalmıyor. Platformların, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) kriterlerine uyumlu zorunlu yaş sınıflandırmaları yapması ve kapsamlı ebeveyn kontrol araçları sunması birer yasal zorunluluk haline getiriliyor. Bu şartların karşılanmaması durumunda ise sadece yeni oyun satışlarının durması değil, dijital altyapıların engellenmesiyle birlikte kullanıcıların mevcut oyun kütüphanelerine erişiminin de tehlikeye girmesi bekleniyor.
Türkiye’nin dijital sınır hattı
Türkiye, küresel dijital platformlarla kurduğu ilişkide uzun süredir "yerel uyum" ve "denetim" eksenli bir politika izliyor. Oyun platformları için gündeme gelen bu son taslak; yıllara yayılan, farklı sektörleri içine alan ve her seferinde "ulusal egemenlik" ile "küresel ağ" kavramlarını karşı karşıya getiren bir sürecin son halkası. Devletin "vergi adaleti", "kamu düzeni" ve "çocukların korunması" olarak tanımladığı bu hamleler, dijital dünyanın yerel yasalarla olan çatışmasını her dönem yeniden alevlendirdi.
Oyun dünyası ve dijital mülkiyet krizi
Oyun platformlarına yönelik kısıtlamalar, eğlencenin ötesinde bir "mülkiyet" tartışmasını tetikliyor. Steam, Epic Games veya PS Store gibi mecralara erişimin kısıtlanması; kullanıcıların yıllar boyunca binlerce lira harcayarak oluşturduğu dijital kütüphanelerin bir gecede kilitlenmesi anlamına geliyor. Bu durum, oyuncuların sadece yeni oyunlara ulaşmasını engellemekle kalmıyor; parasını ödediği, "sahibi olduğunu" düşündüğü içeriklere erişimini de hukuki bir belirsizliğe itiyor. Özellikle bulut tabanlı oyun servislerinin (Cloud gaming) ve çevrimiçi toplulukların (Roblox vb.) kesintiye uğraması, milyonlarca gencin sosyal alanının ve dijital emeğinin bir anda yok olmasıyla sonuçlanıyor.
Seyahat ve turizmde "yerellik" bariyeri
Booking.com ile başlayan süreç, TÜRSAB’ın açtığı dava ile sadece Airbnb değil; Expedia, Agoda, Hotels.com, Trip.com, GetYourGuide, Viator, Musement, Isango ve ToursByLocals gibi toplam 10 dev seyahat platformu yasal süreçlerin ve kısıtlama taleplerinin odağına yerleşti. Sektör temsilcileri ve devlet kanadından yükselen ana eleştiri; bu küresel ağların Türkiye’de bir vergi mükellefiyeti tesis etmeden ticari faaliyet yürütmesi, kayıt dışı konaklamaya zemin hazırlayarak konut piyasasını manipüle etmesi ve yerel acentelere karşı denetimsiz bir haksız rekabet ortamı yaratmasıdır.
Dünyanın en büyük rezervasyon ağlarının Türkiye operasyonlarının Türk vatandaşlarına kısıtlanması, sadece bir uygulama kaybı değil, aynı zamanda bir fiyat ve kalite denetimi mekanizmasının da devre dışı kalması anlamına geliyor.
Erişim engeli konusu uzun yıllardır Türkiye’nin gündeminde. Farklı alanlarda, uluslararası birçok platform Türkiye’de kullanıcılara kapalı. İşte bunlardan bazıları.
Hangi platformlar engellendi?
Booking.com: Dünya çapında otel ve konaklama rezervasyonu yapılmasını sağlayan en büyük dijital ağ olan Booking.com’a erişim engeli 29 Mart 2017 tarihinde geldi. Platformu yurt dışında bir rezervasyon yapmak için hâlâ kullanabiliyoruz ama yurt içindeki oteller için engel var. Erişim engeli davasını yine TÜRSAB açmıştı. Gerekçesi platformun Türkiye’de herhangi bir vergi kaydı olmadan ticari faaliyet yürütmesi ve vergi ödeyen yerli acentelere karşı haksız rekabet yaratmasıydı.
Discord: Oyuncuların ana haberleşme kanalıyken zamanla yazılımcılardan sanatçılara, ders çalışma gruplarından her türlü niş topluluğa kadar herkesin buluşma noktası olan platform çocuk istismarı suçlarına dair adli makamlarla veri paylaşmayı reddetmesi ve platform içinde "yeterli şüphe" uyandıran faaliyetlerin artması üzerine 9 Ekim 2024’te kapatıldı.
Roblox: Çocukların ve gençlerin sadece oyun oynamadığı, aynı zamanda kendi oyunlarını tasarlayıp ekonomi yarattığı bu devasa oyun evreni; platform içi denetimlerin yetersizliği ve çocuk istismarına açık kapı bıraktığı gerekçesiyle 7 Ağustos 2024’te erişime engellendi. Temel gerekçe platformun kendi içindeki moderasyon sisteminin Türk yasalarıyla uyumsuz olmasıydı.
Wattpad: İsteyen herkesin hikayelerini paylaştığı, bir dönem gençlerin en çok ilgi gösterdiği platformlardan biriydi. Wattpad, 18 yaş altı çocukların zorbalık, şiddet, cinsel istismar, intihar, madde bağımlılığı gibi “olumsuz” içeriklere filtre olmadan maruz kalabildiği suçlamalarıyla karşılaştı. 12 Temmuz 2024’te kapatıldı.
Erişim engeli ile aslında ne engelleniyor?
Her ne kadar engellenen dijital platformlar olsa da aslında erişimi kısıtlananlar bu platformları kullanan herkes. Örneğin Discord, Wattpad ve Roblox gibi mecralara bakarsak, bu platformların erişime kapatılması, yazarlar, bağımsız oyun geliştiricileri ve topluluk yöneticileri için dijital evrenin bir bölümüne ulaşamamak anlamına geliyor.
Bu mecralar, sıradan bir kullanıcı için eğlence alanı gibi görünse de; milyonlarca kelimelik hikayeler kaleme alan yazarlar için Wattpad bir "dijital kütüphane", kod yazmayı ve 3D modellemeyi öğrenenler için Roblox bir "uygulama geliştirme alanı", sanatçı ve yazılımcı topluluklarının iş birliği yaptığı Discord ise bir "iletişim ve arşiv merkezi" işlevi görüyor. Bu ekosistemlerin bir gecede erişime kapatılması, sadece bir web sitesinin engellenmesi değil; binlerce kişinin kitlelerine olan erişiminin, yıllara yayılan teknik emeğinin ve dijital hafızasının bir anda yok sayılmasına yol açıyor.
Platformlar üzerinden gelir elde eden veya devasa toplulukları yöneten içerik üreticileri için bu yasaklar, fiziksel bir ofisin mühürlenmesiyle eşdeğer bir kariyer kesintisi niteliği taşıyor. Ticari faaliyetlerin ve iş birliklerinin bu ağlar üzerinden yürüdüğü bir düzende, devlet ile şirketler arasındaki muhataplık krizinin faturası, üretim yapan bireylere ve bağımsız girişimcilere kesiliyor. Kullanıcıları VPN gibi veri güvenliği riskli yan yollara mecbur bırakan bu süreç, sonuç olarak yaratıcı sınıfların üretim iştahını gölgeleyen bir dijital izolasyon dalgasına dönüşüyor.
Fayn'a abone olarak bağımsız yayınlarımızı destekleyebilir, her hafta yeni eklenen özel içeriklerimize sınırsız erişebilirsiniz. Şimdi abone ol!
