"Şu anda Türkiye’de götünü yıkayabilen, kırmızıda duran, yeşilde geçen; biri “merhaba” deyince “merhabalar efendim” diyen, 'günaydın' diyen insan elit oldu."

Cem Yılmaz, Netflix’te yılbaşında yayına giren CMXXIV adlı gösterisinde, Türkiye’de elit tanımının nasıl yerle bir olduğunu —kendi deyimiyle “çıtanın nasıl düştüğünü” — tam olarak böyle anlatıyor.

Yılmaz’ın esprisi abartı mı? 

Gerçekten de son yıllarda “elit kimdir?” sorusunun yanıtı sessiz sedasız değişti. Dahası, elitlik bir tanım olmaktan çıkıp neredeyse bir itham, bir suçlama hâline geldi. Eskiden genellikle elitlikle yan yana anılan kibarlık, görgü, nezaket gibi kavramlarsa uzun süredir yıpranıyor ve anlam değiştiriyor. 

Elit ne demek?

Gündelik hayatınızda elit kelimesini kimler için kullandığınız, bu kavrama nasıl yaklaştığınızın bir göstergesi olabilir. Çünkü “elit” dediğimiz sıfat, birini övmek için de yermek için de işlev görebiliyor artık. Veyahut değişen toplumsal dinamikler, elit bildiklerimizin ayrıcalıklı konumunun altını iyiden iyiye oysa da geri kalan kesimin gözünde elitler hala “sırça köşklerinde” oturmaya devam edebiliyor. Köşkün zemininin ne kadar sağlam olduğu, camlarının içeri ne kadar hava sızdırdığı ya da gıcırdayan parkeleri dikkate alınmıyor. 

Kimin ne anlam atfettiğinden bağımsız olarak elit, aslında “bir topluluğun içinden seçilmiş olan” anlamına gelen Fransızca bir kelime. 

Kökeninin Fransızca olması çok da şaşırtıcı değil; zira bu kelimeyi Türkçeye kazandıranlar, Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren toplumun “seçilmiş olanlarını” oluşturuyordu ve bu gruba girişin önkoşullarından biri de Fransızca bilmekti.

Eskiden elit için “mümtaz şahsiyet” de denirdi; bugün ise aynı anlamı çoğu zaman “seçkin” kelimesiyle karşılıyoruz. 

Kimler elit olabilir?

Elit ve elitizm, sözlük anlamlarının yanı sıra sosyoloji ve siyaset biliminin de temel kavramlarından. Genel kabule göre; siyaset, ekonomi, kültür, spor gibi alanlarda bilgiye, güce, servete ya da itibara sahip olanlar için kullanılıyor. 

Tüm bu sahiplik ise daha fazla söz ve yetkiyi elinde bulundurmak üzerinden şekillenen bir hiyerarşi doğuruyor ve elitleri de toplumun geri kalanından ayrıldıkları, avantajlı bir üst konuma yerleştiriyor. 

Peki bu gücün hangi ellerde toplanabileceğine karar veren mekanizma nasıl işliyor?