Ülkenin kaderinin değişmesine iki gün vardı. O sıralarda İstanbul’da bunu bilenlerin sayısı pek azdı. 

Vakit gazetesinin 27 Ekim 1923’te çıkan manşetinde Vekiller Heyeti’nin istifa ettiği yer alırken bir köşede ülkenin karmaşık gündemiyle ilgisiz görünen bir fotoğraf vardı.

Göğüslerinde ay yıldızlı kırmızı şerit taşıyan beyaz formalarıyla bir grup genç futbolcu, “Romanyalılarla Dünkü Futbol Maçı” başlığının altında duruyordu.

Gazete, Rumenleri “fiziksel olarak güçlü, iyi organize olmuş ve disiplinli” bir takım olarak tanımlıyordu. Ancak bu müsabaka Türk futbol tarihindeki ilk milli maç olması bakımından ayrı bir anlam taşıyordu.

Önceki gün Taksim Stadyumu’nda saatler 15.15’i gösterdiğinde çalmaya başlayan bando, Rumen futbolcuları kendi milli marşları eşliğinde sahaya davet etmişti. Hemen ardından tribünlerde yerlerini alan yaklaşık 9 bin kişi hep bir ağzından yaklaşık 2,5 yıl evvel kabul edilen İstiklal Marşı'nı okuyordu. 

Coşkulu kalabalık, golleri Zeki Rıza Sporel’in kaydettiği maçta alınan 2-2’lik beraberlikten kıvanç duyarken, A Milli Takım hikâyesinin ilk satırları da bu skorla yazılıyordu.

Rumen oyuncuların cazip durağı: Türkiye 

Romanya ile Türkiye’nin futbol sahalarındaki ilişkisi, geçmişten bugüne uzanan özel bir bağa sahip. A Milli Takım’ın tarihinde en çok karşılaştığı rakip olan Romanya (26 maç), aynı zamanda Türk futbolunun uzun yıllar boyunca oyuncu havuzu olarak başvurduğu ülkelerden biri.