2019’da “Her şey çok güzel olacak” diye yola çıktığında siyaset yolculuğu sadece beş yıl öncesine dayanıyordu. 

2014’te CHP ile Beylikdüzü’nü kazandı. İstanbul’da AK Parti’den alınan tek ilçeydi. Pek önemsenmedi, dikkat çekmedi.

Dikkatleri üzerine toplaması için AK Parti’nin kalesini yıkması, Erdoğan’ın elinden “aşkım” diye tarif ettiği İstanbul’u alması gerekecekti. 

2019’da Beylikdüzü Belediye Başkanı’yken CHP’den İBB’ye aday gösterildi.

Bir değil, iki değil, tam üç kez seçim kazandı. Önce 2019’da eski başkan Binali Yıldırım’ı, sonra 2024’te eski Bakan Murat Kurum’u yenilgiye uğrattı.

2019’da Erdoğan’ın “topal ördek” dediği Ekrem İmamoğlu, 2024 seçiminde bu kez 39 ilçenin 26’sını kazanıp belediye meclisinin de çoğunluğunu alarak reisin “aşkıyla” ilişkisini zedeledi.

2023’te, genel seçimi altın tepside Erdoğan’a sunan dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na bayrak açtı. Seçim yenilgisinin ardından “Değişmeyen tek şey değişimdir” diyerek düğmeye bastı. 

“Delegeler Kılıçdaroğlu’nda, Atatürk mezardan çıkıp gelse deviremez” denilen kurultayı İmamoğlu’nun desteklediği Özgür Özel kazandı. Bu değişimle birlikte ivme kazanan CHP, 2024 yerel seçimlerinde büyük bir başarı elde etti.

Ve bu başarıda önemli rolü olan Ekrem İmamoğlu artık cumhurbaşkanlığı adaylığına yürüyordu. CHP ön seçim kararı alıp Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterdi.

Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu, Ekmeleddin İhsanoğlu gibi isimlerle yarışan Erdoğan ve iktidar cephesi İmamoğlu’yla yarışmak istemiyordu.

Hakkında onlarca soruşturma açılan, sık sık ifadeye çağrıldığı için adliyeyle haşır neşir olan İmamoğlu, üzerine gelen çığın farkındaydı.

Fayn’ın elde ettiği bilgilere göre Ekrem İmamoğlu, hakkındaki yolsuzluk ve terör soruşturmasını biliyordu.

15 Mart 2025’te yaptığı konuşmada "Etrafımdakileri suçlu ilan etmeye çalışacaklar, beni hapse atmaktan bile bahsediyorlar" demişti.

Bahsedilen oldu. 19 Mart’ta binlerce polisin eşliğinde evinde gözaltına alındı.

23 Mart’ta da CHP’nin cumhurbaşkanlığı ön seçimini yapacağı gün tutuklandı. 

Şimdi bu sürecin nasıl başladığına, neler yaşandığına birlikte bakalım.

İmamoğlu’na doğru adım adım…

İmamoğlu’nun tutuklanmasına kadar giden adliye süreci, geçen günlerde Adalet Bakanı yapılan Akın Gürlek’in 9 Ekim 2024’te İstanbul’a başsavcı yapılmasıyla başladı.

Hakimlik döneminde “Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararına uymamak” gibi onlarca tartışmalı karar verdikten sonra Adalet Bakan Yardımcılığı ile ödüllendirilen Gürlek, yeniden İstanbul Adliyesi’ndeydi. Yargı tarihinde ilk kez, bir hakim önce bakan yardımcısı sonra da başsavcı oluyordu.

Kariyer basamaklarını daha önce görülmemiş şekilde tırmanan Gürlek’in ilk hedefi Esenyurt Belediyesi oldu. 

“Kent uzlaşısı” adı verilen soruşturmada Belediye Başkanı Ahmet Özer, PKK ile bağlantılı olduğu iddiasıyla tutuklanıp yerine kayyum atandı.

İktidarın “Öcalan’la görüştüğü” dönemde CHP, yasal parti olan DEM ile seçim ittifakından dolayı cezalandırılıyordu.

Kent uzlaşısıyla İmamoğlu’na “terör” suçlamasının kapısı aralanırken, “yolsuzluk” da ihmal edilmedi.

Önce Beşiktaş, sonra da Beykoz Belediyesi’ne operasyon düzenlendi. İki belediyenin başkanı da yolsuzluk suçlamasıyla tutuklandı.

Operasyon saatini bile biliyordu

Soruşturmanın artık İmamoğlu’na doğru ilerlediği dilden dile konuşuluyordu. Hatta operasyon yapılacağı bilgisi bile sızmıştı.

Hakkındaki soruşturmaları öğrenen İmamoğlu, operasyon gününü hatta saatini de biliyordu.

İftar sofrasında diplomasının iptaline tepki verirken ertesi gün kapısının çalınacağından haberdardı.