Fayn Haftalık’tan selamlar.

Dünya penguen arkadaşı, Davos’taki tayfa ise Gramsci’yi konuşuyor. ABD’nin gerdiği dünya, AKP’nin taktığı zeytinlikler, göğsümüzü kabartan Yağız Kaan Erdoğmuş ve neredeyse Oscar töreninin yapılacağı salona bile talip olan Sinners haftadan taşan diğer konularımız…

Sizin ağzınız ne söylüyor?

Davos Davos olalı böylesini görmemişti. Sağcı bir başbakanın ağzından Marksist düşünür Gramsci’den alıntılar döküldü. İşin ilginci Belçika Başbakanı yalnız da değil. Sağcı liderler, liberal yorumcular, eski yeni Marksistler herkes bu aralar Gramsci alıntılıyor. En çok da şu cümlesini seviyorlar: “Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğmakta zorlanıyor. Şimdi canavarların zamanıdır.” Aslında bu cümlenin orijinalinde Gramsci canavar falan demiyor. Peki ne diyor ve kime diyor?

Gramsci: Herkesin alıntıladığı İtalyan düşünür ne demek istiyor?
Sağcı liderler, liberal yorumcular, eski yeni Marksistler… Herkes Gramsci alıntılıyor. Peki hapishanede faşizme direnirken yazan bu düşünür bugün nasıl bir “pop ikonuna” dönüştü? Canavarlar çağının ya da daha doğru çevirisiyle marazlar çağının gerçek hikâyesini araştırdık.

Sürüden ayrı hissedenlerin kalabalığı

İnternet bir haftadır iki kişi etrafında dönüyor gibi: Tarkan ve Nihilist Penguen. Bu aslında Werner Herzog’un 2007 yapımı Encounters at the End of the World belgeselinden bir sahne. Antarktika’da bir penguen sürüden ayrılıyor. Kısa bir an duruyor. Dönüp geriye bakıyor. Sonra diğer penguenlerin tersine, hayat veren okyanusa değil, dağlara doğru yürümeye başlıyor. Zehra Çelenk o sahneden yola çıktı, sürüden ayrılmak; nostalji ve penguen bireyden alabileceğimiz dersler üzerine yazdı.

Nihilist penguen ve sürüden ayrı hissedenlerin kalabalığı
Penguene olan ilgimizde ironik olan şu: Sürüden ayrıldığını düşünenlerimizin sayısı, neredeyse sürünün kendisinden daha kalabalık. Herkes kenarda, herkes dışarıda, herkes yalnız. Herkes kendini sürüden ayrı hissediyor, öyleyse sürü nerede? “Kenar” bu kadar kalabalıksa “merkez” nerede?

ABD - İran hattında neler olabilir?

ABD Başkanı miksere bağladı. Dünyanın her köşesini karıştırmadan rahatlamayacak gibi. İran ile gerilim ve bu ülkeye yönelik tehditler sürüyor. Son olarak USS Abraham Lincoln uçak gemisi Basra Körfezi’ne yöneldi. Peki bölgeyi dolayısıyla bizi de yakından ilgilendiren bu mesele nereye gidebilir? ABD’nin elindeki kartlar neler? İran’ın yanıtı ne olabilir? Ayşe Karabat yazdı.

ABD, İran’a ne yapabilir?
USS Abraham Lincoln Basra Körfezi’ne yöneldi, Trump tehdit dozunu artırdı. Rejim değişikliği ihtimali, sembolik saldırılar ve Hürmüz senaryosu masada. ABD’nin İran’a karşı gerçek seçenekleri neler, Tahran nasıl karşılık verebilir? Bunlar Türkiye’yi nasıl etkileyebilir?

Münih Konferansı ve bugünle bağlantısı

Dünya turumuz sürüyor. ABD oraya buraya sataşmaya devam ederken Avrupa da bununla bağlantılı Grönland bilmecesiyle uğraşıyor. Diğer yandan bazı siyasilerin asıl gündemi “Rusya bize yakında saldıracak” korkusunu pompalamak. Almanya Şansölyesi Merz, “Hitler’e Südet yetmemişti. Putin’e de Ukrayna yetmez” diyor. Merz’in hatırlattığı olayı bir de biz hatırlatalım.

Almanya “Hitler” ile korkutuyor
Avrupa bu ara Grönland bilmecesiyle uğraşıyor. Ama bazı siyasilerin asıl gündemi “Rusya bize yakında saldıracak” korkusunu pompalamak. Almanya Şansölyesi Merz, “Hitler’e Südet yetmemişti. Putin’de de Ukrayna yetmez” diyor. Merz’in hatırlattığı olay, aktörleri ve sonuçlarıyla tam bir tragedya.