MHP’nin en güçlü ve liderine en yakın isimlerinden biri olarak görülen genel başkan yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in ani istifası, parti içi dengeleri sarsan derin bir krizin kapısını araladı. Resmî açıklamalarda “akademik tercih” vurgusu yapılsa da, kulislere yansıyan bilgiler istifanın arkasında çarpıcı iddialar, gizli mesajlaşmalar ve organize suç dosyasına uzanan bir güç mücadelesi olduğunu gösteriyor.

Yönter, tam dört dönemdir Meclis’te. Son genel seçimde 1. Bölge ikinci sırayı alacak kadar parti içinde güçlüydü. Ayrıca, MHP lideri Devlet Bahçeli’ye en yakın isimlerden biriydi. Sağ kolu denilecek kadar yakın, konuşma metinlerini hazırlayacak kadar etkiliydi.

MHP Genel Başkan yardımcılığı görevini yürüten Yönter, 27 Mart akşamı görevinden istifa etti.

İstifasını sosyal medyadan iki cümlelik mesajla duyurdu.

“Gördüğüm lüzum üzerine MHP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa ediyorum. Kamuoyunun bilgisine arz ederim.”

Bahçeli’nin haberi vardı

Siyasi kulisleri hareketlendiren bu beklenmedik istifanın neden geldiği ve Bahçeli’nin haberi olup olmadığı tartışılmaya başlandı.

MHP geleneklerini ve Bahçeli’nin partideki hakimiyetini bilenler için “lüzum üzerine” diye duyurduğu istifayı Bahçeli’nin istediğini tahmin etmek güç değildi.

Nitekim istifadan bir gün sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, Yönter’in istifasının onayıyla olduğunu vurgulayacaktı:

“Sayın İzzet Yönter Bey Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ayrılmışlardır. İzzet Bey önümüzdeki günlerde akademik kariyer çalışmalarına ağırlık vermek için, bugün kazanmış olduğu doktora sıfatını daha ileriye taşımak için bir müsaade istemişlerdir.”

Bahçeli, özellikle İstanbul teşkilatı üzerinde etkili olan Yönter’in istifası üzerine parti içinde karışıklığın çıkmasının önüne geçecek mesajı da verdi:

“Bizde istifa herhangi bir küskünlüğe dayalı değildir. Farklı partilerde görülen olaylara benzer bir yapı değildir. Milliyetçi Hareket Partisi'nde kırılma, kırgınlık, öfke, intikam gibi kavramlar bize göre çok yabancıdır. Bir arkadaşımızın hem siyasete hem de akademik kariyerine devam ederken kendi anlayışı çerçevesinde yapmış olduğu bir iş bölümünün sonucudur. Onun için kendisine akademik kariyerinde başarılar diliyorum.”

Bahçeli’den sonraki dönem için genel başkanlıkta adı geçen isimlerden biri olan Yönter açısından, bu açıklamalarla birlikte kapı artık kapanmış oldu.

Peki Bahçeli’ye bu kadar yakın bir isim neden artık oyun dışı kaldı?

MHP içindeki ajan iddiası

Yönter’in istifasını duyurmadan önce yaptığı bazı paylaşımlar, parti içindeki kavganın sinyallerini ortaya çıkarmıştı.

İstifa mesajından üç saat önce “MHP’de ajan olduğunu” duyurduğu mesaj paylaştı X hesabından.

“MHP’ye sızan ajan seni her cihetten izliyoruz. Sen doğruluktan ne anlarsın! Merak etme seninle mutlaka hesaplaşacağız… Paran da işe yaramayacak dümenci alçak…”

Şaşkınlık yaratan bu mesajın ardından bir paylaşım daha yaptı.

“Ulan dümenci senin yıldızın bizim ayağımızın altındadır. Artık tam hesaplaşma sayfası açıldı. Namussuz MHP düşmanı…”

İki mesajında da isim yoktu. Ancak kulislere göre kastettiği isim Bahçeli’nin başdanışmanı Eyyup Yıldız’dı.

Hatta Yıldız, Yönter’in mesajlarından iki saat önce sosyal medya hesabından manidar bir paylaşım yaptı.

“Söz çoktur, hakikat az… İnsanı yücelten, söylediği değil; yaşadığıdır. Nefsini terbiye edemeyen, başkasına nasihatle yol gösteremez. Biz, söze değil hâle bakarız. Doğru olanın, dosdoğru duranların yanında olmayı tercih ederiz. Rabbim; kalbiyle dili bir olanlardan eylesin… Hayırlı cumalar.”

Fayn’ın edindiği bilgiye göre bu mesajın paylaşıldığı saatlerde Bahçeli’nin Yönter’e “istifa etmesi” yönünde talimatı iletilmişti.

Yönter ile Yıldız neden karşı karşıya geldi? Bahçeli neden Yıldız’ın arkasında durdu? Bunu anlatmak için sizi Ayhan Bora Kaplan dava dosyasına götürmemiz gerekiyor. 

Ayhan Bora Kaplan davasının MHP’deki kavgayla ilgisi ne?

12 Eylül 2023’te tutuklanan Ayhan Bora Kaplan torbacıyken kısa sürede Ankara gece ve uyuşturucu dünyasının baronu oldu. Yıllarca yol verilen Ayhan Bora Kaplan ve çetesine Eylül 2023’te operasyon yapıldı.

Ama daha Kaplan'a yol veren "ele" dokunamadan, operasyonu yapan Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan’ın da aralarında bulunduğu polisler kelepçelendi.

Bu polis müdürlerini sanık yapan süreç Kaplan’ın örgütündeki sağ kolu Serdar Sertçelik’in gizli tanık yapılmasıyla başladı. Sertçelik, operasyon olduğunda yurtdışındaydı.