Prof. Dr. Bülent Urman, henüz genç bir tıp öğrencisiyken, doktor olan amcasıyla yaptığı bir sohbette menopoz sürecinde öne çıkan hormon replasman tedavilerinden söz eder. Amcası gülerek şunu söyler:
“Bu iş sarkaç gibidir. Bir dönem çok yükselir, sonra yerin dibine sokulur. Sonra yine döner.”
Geçen ayın sonunda Prof. Dr. Urman’ın moderatörlüğünde özel bir hastanede gerçekleştirilen ve menopozu tüm yönleriyle masaya yatıran toplantıda Prof. Dr. Urman bu cümleyi yeniden hatırlatıyor ve ekliyor:
“Şimdi artık sarkacın sağlıklı bir yerde durmasını umuyoruz.”
Bu metafor, menopoz etrafında bugün yaşanan tartışmaları anlamak için güçlü bir çerçeve sunuyor. Çünkü menopoz son birkaç yıldır her yerde. Sosyal medyada, podcast’lerde, klinik tanıtımlarında, takviye raflarında… Oysa jinekolojik endokrinoloji uzmanı Prof. Dr. Barış Ata’ya göre bilimsel açıdan bakıldığında ortada yeni bir kırılma yok. “Menopozla ilgili bakışı değiştirecek yeni, büyük bir çalışma yok,” diyor Ata:
“Veriler uzun süredir aynı. Değişen veriler değil, anlatı.”
Prof. Dr. Ata, bunun yalnızca menopozla sınırlı bir durum olmadığını tıbbın birçok alanında benzer döngüler yaşandığını hatırlatıyor. Bir yaklaşım önce hızla popülerleşiyor, ardından sert biçimde reddediliyor, sonra yıllar içinde daha dengeli bir noktaya oturuyor. Menopoz etrafında bugün yaşananlar da bu savrulmanın güncel bir örneği.
Sosyal medya paylaşımlarının dörtte üçü yanlış!
Peki veriler değişmediyse, ne değişti?
Uzmanlara göre bu sorunun yanıtı büyük ölçüde menopozun konuşulma biçiminde yatıyor.
Prof. Dr. Urman yakın zamanda saygın bilim dergisi British Journal of Medicine’de yayınlanan bir araştırma makalesine dikkat çekiyor. Makalede yazarlar değişik sosyal medya platformlarında (Facebook, X, Instagram, Tik Tok, vb) menopoz ile ilgili paylaşımları değerlendiriyor ve söylenenlerin bilimsel verilere ve NICE (Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmelliği Enstitüsü) yönergelerine uygunluğunu araştırıyor. Sonuçlar gerçekten çok ilgi çekici. Paylaşımların yaklaşık yüzde 70’i abartılı ve gerçek dışı bilgiler içeriyor. Burada da bitmiyor. Paylaşım yapanların yüzde 75’ten fazlasının içeriği ile ilgili doğrudan veya dolaylı çıkar ilişkisi (endüstri, ilaç ve takviye sektörleri) bulunuyor.
“Bu da esasında ortada son tüketicinin zarar görebileceği tehlikeli bir sürecin işlemekte olduğunu gösteriyor.” diyor Prof. Dr. Urman.
Yani menopoz bugün daha çok konuşuluyorsa, bunun nedeni yalnızca artan farkındalık değil; aynı zamanda büyüyen bir pazar.
