Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan artık alıştığımız bir yöntemle kabinedeki iki bakanı değiştirdi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç gitti, yerine kavgalı olduğu bilinen, başta İBB olmak üzere CHP’li belediyelere, medyaya, spora, ünlülere yönelik ses getiren soruşturmaların arkasındaki isim, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek getirildi.
Gürlek bakanlığın yabancısı değil çünkü Tunç’un eski yardımcısı. Ankara’da denir ki, Tunç zamanında Gürlek’ten kurtulmaya çalışırken onun İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olmasına neden oldu.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya gitti yerine aynı zamanda hafız olan Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi geldi.
Alıştığımız yöntem de, görevlerinden aflarını istedikleri bahanesi.
Gönderilenlerin hukukunu koruyormuşçasına, itibarlarını zedelemeden gönderiyormuşçasına söylenen kılıf. Görevinden gerçekten affını isteyen bir bakan olsa bile, onun zamanlamasına karar verme hakkı yok. O da ancak Erdoğan ne zaman isterse o zaman olabilir.
Ayrıca, Ali Yerlikaya’nın gönderileceği artık herkesin malumuydu ama Yılmaz Tunç’un hiçbir yere gitmeye niyeti yoktu.
Kayyımlar atanırken, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hak ihlallerini tescil etmesine rağmen Can Atalay, Selahattin Demirtaş gibi isimler cezaevinde tutulmaya devam ederken, tutuksuz yargılama esas olduğu halde yerine getirilmezken, kendisi de bir hukukçu olan Tunç yargının bağımsız ve tarafsız olduğunu üstüne basa basa söylemeye devam etti. “Aslında o da rahatsız” denmesin diye adeta özel çaba sarf etti.
Gürlek’in bakan olması, iddialar, gerçekler
AK Parti’de hukukçu kimliği ile öne çıkan bazı isimlere göre, bu değişimde ödüllendirilen isim Akın Gürlek. Çünkü Başsavcılık koltuğuna oturduğundan bu yana sergilediği performans Erdoğan’ı memnun etti. Erdoğan seçime giderken bu performansın sadece İstanbul ile sınırlı kalmaması, bu performansı Türkiye geneline yayması için onu bakan yaptı.
Gürlek’in bakan yapılmak suretiyle, makamı yükseltilmesine rağmen soruşturmalardan uzaklaştırıldığını düşünenler büyük olasılıkla yanılıyor.
Bir kere başsavcılığı döneminde kendine yakın isimlerin atanmasını sağladı. Dolayısıyla o bizzat başında olmasa da yürüyebilecek bir sistem inşa etti.
Öte yandan, CHP’li belediyelere yönelik soruşturmaların toplumda yolsuzluktan ziyade siyasi operasyon olarak değerlendirildiği kanaati yaygın. Erdoğan bunu dikkate değer bir veri olarak alsa ve Gürlek’ten kurtulmak istese onu alır Yargıtay gibi bir yüksek mahkemede değerlendirir, göz önünden uzaklaştırırdı. Onun yerine CHP’nin kanlısı haline gelen Gürlek’i daha görünür hale getirmeyi tercih etti.
Nitekim Gürlek’in bakan olduğu ilan edilir edilmez CHP hem tepki gösterdi hem de alarm durumuna geçti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel atamaya ilişkin tepkisini eski Genel Başkan Deniz Baykal’ın ölüm yıl dönümü anmasında gösterdi:
"Zulmünüz artsın ki sonunuz gelsin. Sizden korkan sizden beter olsun. CHP'yi hiçbir saldırı yıldıramaz. Ne yaparlarsa yapsınlar karşılarında son bir CHP kalana kadar bu kaleyi teslim alamazlar. İktidar yürüyüşümüzü durduramazlar.
Akın Gürlek hiçbir zaman Cumhuriyet Başsavcısı olmadı zaten. O yüzden İstanbul'da Cumhuriyet Başsavcısının değişmesi hiçbir şeyi değiştiremez. Akın Gürler her zaman Erdoğan'ın maşasıydı, emir eriydi. Hangi koltukta oturduğunun bir anlamı yok. Bakanlık koltuğu ona dokunulmazlık imkanı veriyor."
Özel, hem iktidarı hem de Gürlek’i zayıf göstereceğini düşünerek onun dokunulmazlığa ihtiyaç duyduğu için bakan yapıldığını savunuyor olabilir. Lakin o da biliyor ki dokunulmazlık zırhı sadece görev süresince geçerli. Dokunulmazlık sınırsız bir imtiyaz değil.
Öte yandan Gürlek – CHP mücadelesinin bir başka boyuta evrileceğine şüphe yok. CHP bunu milletvekillerine gönderdiği mesajla gösterdi. Gürlek'in görevine başlamadan önce Meclis Genel Kurulu’nda edeceği yeminin törenine “eksiksiz ve mazeretsiz” olarak katılmaları istendi.
CHP hiçbir şey yapmayacaksa bile bir şey yapacak ve Meclis’i, Ankara’yı, siyaseti eline geçen her fırsatta Gürlek’e dar edecek. Kesin bilgi. Çünkü Akın Gürlek yeminini ancak AK Partili milletvekillerinin koruma kalkanı altında edebildi. CHP’liler yemin etmesine engel olmak için kürsüyü çevrelemeye çalıştı. Büyük kavga çıktı.
