ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş ikinci ayına girdi. Savaşın beşinci haftasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşa ilişkin vaatleri ve tehditleri tutarsızlığını korudu.
Trump bir yandan İran’ın ateşkes istediğini öne sürdü ama aynı zamanda Tahran’ın ateşkesi kabul etmemesi durumunda ülkeyi taş devrine geri göndereceklerini de söyledi.
Trump, savaşın dördüncü haftasında İran’ın misillemelere devam etmesi durumunda ülkenin altyapısını yok edeceğini söylemiş, ama sonra bunu yapmayı 6 Nisan’a kadar ertelediğini duyurmuştu.
İran ise hem müzakerelerin sürdüğü yönündeki iddiaları reddetmeye devam ediyor hem de en yıkıcı ve ezici saldırılarını henüz düzenlemediklerini söylüyor.
Analistler ne diyor?
Analistlerin bir kısmına göre, iki ülke arasında sınırlı da olsa temaslar ve mesaj alışverişi var. İranlı bazı analistler ise, ABD’nin ateşkesin bir iki haftaya kadar sağlanabileceği yönündeki açıklamalarını küresel piyasaları sakinleştirme çabası olarak okuyor.
Kötü durum senaryosu tahmini yapan analistlere göreyse, Trump’ın bir öyle bir böyle demesi, yakında olabilecek bir tırmanmayı gizlemek için aldatmaca. Böyle düşünenler savaşın müzakereler sürerken çıktığını hatırlatıyorlar.
Tahran’dan gelen mesajlar da İran’ın ateşkes için pozisyonunun değişmediği yönünde. İran Lübnan’ı da içerecek kapsamlı bir ateşkes, saldırıya uğramamak için uluslararası garanti ve Hürmüz Boğazı’nda fiilen oluşturduğu durumun, yani geçişleri kontrol ediyor olmasının, bir şekilde devamını istiyor.
İran’ı yakından takip eden analistlere göre, Tahran, ABD’nin İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumu özel bir operasyonla almaya çalışması, Trump’ın tehdit ettiği gibi altyapıyı yok edecek saldırılara girişmesi olasılığını ciddiyetle değerlendiriyor. Fakat bu ülke yönetimini ele geçirmiş Devrim Muhafızları'na geri adım atmayı düşündürmekten çok daha sert tutum almaya teşvik ediyor. Zira analistlere göre, Devrim Muhafızları “kararlı durmazsak yıkıcı saldırılar başlar” diye düşünüyor.
Cephede neler oluyor?
Trump İran’ın altyapısını yok etme tehditleri savururken, İsrail’in seçtiği hedefler bunun zaten yapıldığı izlenimini veriyor.
Savaşın beşinci haftasında İsrail, İran ekonomisinde merkezi bir rol oynayan İsfahan’daki Mübarek Çelik Şirketi’ne, bir ilaç üretim tesisine ve bir teknik üniversiteye saldırdı. Yani İsrail saldırılarında sivillerin hayatını zorlaştırmayı, İran’ın ekonomisini uzun bir dönem için yıpratmayı, üretim ve teknolojik kapasitesini de ortadan kaldırmayı planlıyor.
Birçok analist de zaten İsrail’in ateşkes istemediğini, İran’da rejim değişikliği olmasa bile, tıpkı Suriye’de olduğu gibi İran’ın iç kargaşaya sürüklenmiş, çökmüş bir devlet olmasını istediğini düşünüyor.
İran da bu hafta İsrail’e yönelik saldırılarının yoğunluğunu geçen iki haftaya göre artırdı. Bu saldırılar İsrail’de Hamursuz Bayramı’na denk geldi. Bu da İran’ın da İsrail halkı üzerinde psikolojik baskı kurmayı hedeflediğini düşündürdü.
