Sahte diploma, yolsuzluk, terör, evrakta sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma derken Ekrem İmamoğlu iddianamelerine yenisi eklendi. Bu kez suçlama casusluk oldu.

Savcılığa göre casusluk şebekesi İmamoğlu’yla birlikte Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün’den oluşuyor. 

Hüseyin Gün’ün manevi annesi olarak kamuoyuna yansıyan ve İmamoğlu’yla tebrik görüşmesinde yer alan Seher Alaçam hakkındaki soruşturmada, Alaçam’ın vefat etmesi nedeniyle takipsizlik verildi.

160 sayfalık iddianamede casusluk tanımlarının ardından soruşturmanın nasıl başladığı anlatıldı.

İmamoğlu ve diğer şüphelilerin casusluk suçundan 15 yıldan 20’şer yıla kadar hapislerinin istendiği casusluk soruşturmasının ayrıntılarına birlikte bakalım.

Emniyete gelen ihbarla başlayan soruşturma

Soruşturma 2 Mart 2025 tarihinde emniyete yapılan bir ihbara dayandırıldı.  O tarihte, Ümit Deniz Alaçam isimli ihbarcı 112’yi aradı ve Hüseyin Gün isimli bir kişinin İsrail, İngiltere ve ABD lehine ajanlık faaliyetlerinde bulunduğunu, görüşmelerini de kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiğini söyledi. 

Polis, ihbarcı Alaçam’ı üç gün sonra vatan emniyete davet etti. 

6 Mart’ta bilgi sahibi sıfatıyla ifadesini aldı.  İfade veren Alaçam, casuslukla itham ettiği Gün’ü, vefat eden annesi Seher Alaçam vasıtasıyla 2004 yılından beri tanıdığını söyledi. Yanında getirdiği ve Hüseyin Gün’e ait olduğunu iddia ettiği beş cep telefonu, iki kriptolu telefon, iki bilgisayar, sim kartlar ve el yazılı dökümanları da polise teslim etti.

İhbarın üzerinden dört ay geçtikten sonra ilk operasyon yapıldı. Gün, o süre zarfında ABD, Afrika ve Yunanistan’a uçuşlar gerçekleştirdi. Yunanistan’dan geldiği gün yani 30 Haziran’da havalimanında gözaltına alındı. Emniyette tam 128 sayfa ifade verdi. 

Gün’ün bu ilk sorgularında Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan yer almadı. Onlara ilişkin bir tespite yer verilmedi.  Savcılık sürecinin ardından da Gün, 4 Temmuz’da tutuklandı.