Özgür Özel ve ardından Ekrem İmamoğlu'nun başucu kitabı olarak andığı Tanıl Bora'nın Cereyanlar adlı eseri, yeni bir entelektüellik tartışması başlattı. Sosyal medyada Bora'nın görüşleri, özellikle liberalliği ve anti-Kemalizmi üzerinden eleştirildi.  Kitabın Türkiye siyasi tarihine katkısı sorgulandı. Hatta kimi tartışmalar Türkiye'deki her türlü siyasi kötücüllüğün faturasının Bora'ya çıkarıldığı bir öfke dalgasına dönüşmüş gibi görünüyor.  

Bu linç dalgasının hızına yetişmek kolay değil. Daha kitabın içinde ne olduğu, neden başucu kitabı sayıldığı ya da sayılamıyorsa hangi eksikleri bulunduğu sorulamadan, Bora’nın siyasi görüşlerine bakılarak kitap çoktan kof, geçersiz ve işe yaramaz ilan edildi.

Türkiye’de siyaset bilimi okuyan öğrencilere, hele ki seçim arifesi ise, bayram toplaşmalarında veya gündelik konuşmalarda sıklıkla sorulan sorulardan biridir: “Madem okulunu okumuşsun, ne olacak bu Türkiye’nin hali?”

Siyaset bilimine giriş, siyasi düşünceler tarihi, siyasal sistemler, sosyoloji  gibi teorik ve tarihsel okumalardan beslenen bir müfredatı hemencecik gündeme, meclisteki kavgalara, seçim ittifaklarına ikame etmek kolay değil. Ama bunun ötesinde, belki gerekli de değil. 

Türkiye’deki ideoloji tartışmalarında sıklıkla düşülen bir hata siyasi ideolojiyi siyasi harekete indirgemek ve belki de kolaycılıkla hareketin tarihini, aktörlerini genellikle kronolojik olarak ortaya koyarken düşüncenin, sözün gelişimini dışarıda bırakmak olabilir. 

Mesela İslamcı düşüncenin kökenlerinin felsefi kaynaklarını sorgulamak, devletin bekasının söz konusu olduğu durumlarda her türlü kuraldan muaf tutulmasını savunan hikmet-i hükümet anlayışının İslamcı-milliyetçi bir anlaşmayla sağ popülizm ile sentezini araştırmak, neo-liberalizmin milliyetçiliğe başvurarak yerli ekonomiyi yeniden canlandırması pek de popüler okumalar olmayabilir. Bunun yerine, “Hocam caiz midir?” ortalamasına tutunan; hareketin, inancın, düşüncenin doğruluk-yanlışlık eksenindeki onayı tercih edilir görünüyor. 

Tanıl Bora’nın Cereyanlar kitabı ise, Türkiye’de örneğine az rastlanır bir biçimde bir düşünce tarihi kitabı olarak ideolojilerin tarihsel izlerini, sosyal bilimler ile haşır neşir olanlar için başucu kitabı olabilecek kadar sistematik bir şekilde analiz eden bir bakış açısı ortaya koyuyor. 

Daha basitçe söylersek, ne olacak hali dediğimiz Türkiye siyasetindeki düşüncelere popüler ideolojilerin tarihsel dönüşümü üzerinden bakıyor. 

Cereyanlar ne anlatıyor?

Tanıl Bora’nın “Sunuş” yazısında da belirttiği gibi, bir siyasi tarih kitabından farklı olarak Cereyanlar politik olayların beraberindeki siyasi sözün ve düşüncenin izini sürerek Türkiye’deki popüler ideolojik ayrımları ortaya koyuyor. 

Kitap, modern anlamda ideolojik akımların oluşumunu anlamak için öncelikle Osmanlı’daki zihniyet yapılarını, hangi ihtiyaca cevaben üretildiklerini, kullandıkları düşünsel kaynakları sunarak başlıyor. Geç Osmanlı’da devleti kurtarma kaygısıyla ortaya çıkan endişeli, alarma geçmiş, aceleci siyasi dilin benzer kaygılarla ama farklı çözümlerle ortaya çıkardığı farklı cereyanlar ele alınıyor.