Editörün notu: FNF Türkiye iş birliği ile hazırladığımız bu yazı dizisinin her bölümünde spordan kültür sanata sivil toplumdan akademi çevrelerine çalışmalarıyla fark yaratan isimlerin ilhâm veren hikâyelerine mercek tutuyoruz. Çalışmalarını takip ettiğiniz ve hikâyesini merak ettiğiniz isimler varsa hello@fayn.co e-posta adresinden editör masamıza iletebilirsiniz.

Yaşı 50 civarında olan basketbol severlerin çoğunun, bu spora tutkun olmasının altında bir dizi yatar: Beyaz Gölge. 

NBA’de profesyonel bir oyuncu olan Ken Reeves, dizinden sakatlanınca basketbolu bırakır. Üniversiteden sınıf arkadaşlardan biri, Los Angeles’ta Afro-Amerikan ve Hispanik öğrencilerin yoğunlukta olduğu, sorunların hiç bitmediği Carver Lisesi’nin müdürüdür.  Ona okulun basketbol takımının antrenörlüğünü teklif eder. Düne kadar Chicago Bulls formasını giyen Reeves, artık dezavantajlı bir çevredeki lisenin basketbol koçu olmuştur. 

Beyaz Gölge, 1978’de tek kanallı o dönemlerde TRT’de yayınlanmaya başladığında kısa sürede herkesi ekrana kilitlemişti. Ken Howard’ın canlandırdığı Koç Reeves, sadece okul takımındaki Coolidge, Thorpe, Salami, Gomez, Jackson gibi oyuncuların değil, ekran başına geçen pek çok çocuğun, gencin evdeki koçu; üstlerine düşen beyaz gölgesi olmuştu. Binlercesinin hayatında  iz bıraktı. Tıpkı o yıllarda Giresun’da basketbolla yeni tanışan Salim Taslı’da bıraktığı gibi. O günlerde 13 yaşında olan Taslı, dizinin ondaki etkisini, “Beyaz Gölge, her şeyi değiştirdi,” diye tanımlıyor:  

“Diziyi seyredince arkadaşlarla basketbola karşı aşırı derecede bir ilgimiz oldu. Eskiden semtlerde pazarların kurulduğu geniş alanlar vardı, oralarda futbol oynardık. Beyaz Gölge’yi izledikçe artık evimizin kapısına, bahçelere, telden veya demirden potalar yapmaya başladık. Plastik topla basket oynardık. Dizide gördüklerimizi uygulamaya çalışırdık. Hatta birazcık da çemberi aşağılarda yapardık ki, dizideki gibi smaç yapabilelim.” 

O zamanlar kim bilecekti ki gün gelecek, Salim Taslı da bir NBA yıldızının “Beyaz Gölge”si olacaktı. 

Giresun’dan çıkan NBA yıldızı

Türk basketbol tarihinin en önemli isimlerini sıralasak, Alperen Şengün daha 24 yaşında olmasına rağmen şimdiden o listenin başlarında yer alır. Giresun’da 8 yaşındayken eline aldığı basketbol topu, onu sadece 11 yıl sonra, 19 yaşındayken NBA’e taşıdı.