Keçiören Belediyesi CHP’nin Ankara’daki ilk firesi. 40 yıl sonra kazanabildiği başkentin en büyük ilçesini iki  yılda kaybetti. Belediye Başkanı Mesut Özarslan ortalığı hayli birbirine katarak CHP’den istifa etti. 

Keçiören Belediyesi artık CHP’li değil. Ne zaman olmuştu ki?
Ankara Keçiören Belediyesi artık CHP’li değil. Belki de asıl soru, ne zaman CHP’nindi ki, olmalı. İstifanın artçı sarsıntılarını, CHP’de laçka olan sinirleri, sorulacak hesapları, Özarslan’ın marifetlerini, AK Partili bazı isimlerin neden onu sevmediğini ve ederini Fayn Ankara muhabiri açıklıyor.

Özarslan henüz iddia edildiği gibi AK Parti’ye geçmedi. 

Belki de biraz bekletilir, örneğin hakkındaki yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak görevlendirilen müfettişler soruşturmaya gerek görmez, öyle katılır AK Parti’ye ya da soruşturma yürütülür, sonucunda aklanır öyle gider.

Belki de soruşturma açılır, ucu ta Mansur Yavaş’a kadar uzar, belli mi olur.  

AK Parti, Özarslan’ı kapısından içeriye sokmayabilir de. Zira söylentiler doğruysa, Keçiören’de Özarslan’dan memnuniyet düzeyi iç açıcı değil.

CHP’yi, kendisini ama özellikle de Mansur Yavaş’ı yıprattığıyla kalır.

E daha ne olsun, yeter de artar.  

Evet bu kayıp ile Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş arasında derin bir bağlantı var. CHP yönetimi böyle düşünüyor. Kastımız faturanın Yavaş’a çıkarıldığı değil her ne kadar bunun için çalışanlar olsa da.  

Yavaş’ın aslen CHP’li olmayan Özarslan’ı önce bürokratı sonra da Keçiören’e Belediye Başkanı yapmak için verdiği yoğun çaba vurgulanmak suretiyle, ortaya çıkan bedelden sorumlu tutulmaya çalışılması işin sadece bir yönü.

Bir diğeri Yavaş üzerinden CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in hedeflenmesi.

Üçüncüsü de parti içinde ortaya çıkacak karmaşa sayesinde Yavaş’ın CHP ile yollarını ayırma noktasına gelmesi. 

O yüzden parti yönetimine göre Özarslan’ın istifası ile asıl hedef alınan Mansur Yavaş.

Açıkçası bu beklenti kısmen başarılı oldu da. 

CHP içinden bazı sesler yükseldi. 

Bakınız CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın.

TELE2 canlı yayınına bağlanan Günaydın, Özarslan’ın istifasının kendisi için sürpriz olmadığını belirtti.  “Bu tip insanları Cumhuriyet Halk Partisi'nde makam mevki sahibi yapmak memleketin kurtuluşuna hizmet etmiyor” dedi:

“Ben bu partinin grup başkan vekiliyim. Geçmişte Ankara milletvekilliği de yaptım, Keçiören de seçim bölgemdeydi. Sizce ben bugüne kadar Keçiören Belediyesi'ne niye girmedim? Bir gün kapısını çalmadım, bir gün Mesut Özarslan denilen kişiyle muhatap olmadım. Çünkü biliyorum karşımdaki kişiliği. Bu benim için sürpriz değildir…

Bütün bu aday belirleme yöntemleri dahil olmak üzere bir özeleştiri yapma zamanımızdır. Bu tip insanları Cumhuriyet Halk Partisi'nde makam mevki sahibi yapmak memleketin kurtuluşuna hizmet etmiyor. Hiç kuşkusuz siyaset ideoloji, strateji ve taktik gibi üç ayrı fragmantasyon üzerinden yürüyor. Ama bunları galiba yeniden gözden geçirmemiz de gerekiyor.”

Özel tuzağı gördü

CHP’yi yakından izleyenler Gökhan Günaydın’ın, Genel Başkan Özel’in koltuğunu  gözüne kestirdiğini biliyor. Hani Özel’in koltuğu sallanmaya bir başlansa, Günaydın da iki eliyle birden yapışıp, tutuyormuş gibi yaparken düşürüverecek, o denli. 

Anlaşılan Günaydın parti içinden yükselecek sesleri hesap ederek bu vesileyle onların öncülüğüne soyundu. 

Ve fakat, Özarslan’ın istifası sırasında ortaya küfürleri saçılan Özel’in bir de bunun mahcubiyetini duyacağını ve yelkenlerini indireceğini hesap ettiyse yanıldı.