Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya saldırıya geçmesiyle başlayan savaş, küresel dengeleri etkilemeye devam ediyor.
Kaynaklarını bu savaşa ayırmak zorunda kalan Rusya’nın Kafkasya’daki hakimiyeti geriledi. Suriye üzerinden Ortadoğu’da oluşturduğu nüfuz alanı da epey daraldı. Yaptırımlarla karşılaştı.
Avrupa ülkeleri enerjide Rusya’ya bağımlılıklarını kırmak için harekete geçti. Bir yanda Rusya tehdidi, diğer yanda ABD’de iktidara gelen Trump’ın “Önce Amerika” demesi nedeniyle savunma harcamalarını artırmak zorunda kaldılar. Konu savunma olunca büyük ölçüde kendi başlarının çaresine bakmaları gerektiğini anladılar.
Uzun yıllar bir askeri ittifakta yer almaya direnmiş İsveç ve Finlandiya, Rusya endişesiyle NATO üyesi oldu.
Özetle, Polonya Başbakanı Donald Tusk’ın dediği gibi “500 milyonluk Avrupa, 300 milyonluk ABD'den kendisini 140 milyonluk Rusya'ya karşı savunmasını istiyor” denklemi başta olmak üzere pek çok şey değişmeye başladı.
Trump’ın iktidara gelirken bir günde bitirme sözü verdiği Ukrayna savaşıysa karşılıklı yıpratma mücadelesine dönüştü.
Fakat Trump yine de savaşı bitirme arayışlarından vazgeçmiş değil. En son Ağustos ayı ortasında Alaska’da Putin ile, arkasından da Avrupalı liderlerle Washington’da Ukrayna meselesini ele almak için buluştu.
Bu buluşmaların ardından Trump’ın savaşı bitirmek için Ukrayna’ya ait Donbas’ın Rusya’ya verilmesi önerisine sıcak baktığı haberleri çıkmaya başladı.
Bu Rusya’nın da taleplerinden. Ukrayna ise topraklarından vazgeçmek istemiyor.
Gelinen noktada sahada savaşın düğümü de, barışın kilidi de Donbas.
Peki neresi bu Donbas ve önemi ne?

Donbas neresi?
Ukrayna savaşı başladığından beri birçok yerin adını duyduk ama en çok duyduklarımız elbette Kırım’dan sonra, Donbas, Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson. Bütün bu isimler, Ukrayna-Rusya sınırındaki idari birimler. Her biri az ya da çok bugün Rusya işgali altında.
Bunlardan Donetsk ve Luhansk, Donbas bölgesini oluşturuyor. Burada yaklaşık 6 milyon kişi yaşıyor.