Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail, İran’a 28 Şubat’ta savaş açtı ama bu sadece onların savaşı değil.

Üstelik İran’ın “yanacaksam yakarım” stratejisi önce bölgeye, sonra dünyaya çıkan faturayı kabartıyor.

Başkalarının savaşlarından payına düşeni herkes şöyle ya da böyle yaşıyor.  

Türkiye de…

Savaşın Türkiye’ye değen taraflarında arka planda çok şey olup bitiyor. 

Kimi anlık hissediliyor, kiminin daha zamanı var. Şimdiye kadar neler yapıldı bir göz atalım.

Seferler durdu

İlk etkilenen alan elbette ulaşım oldu.  

Mesela Türk Hava Yolları (THY) 20 Mart’a kadar İran’a uçuşlarını durdurdu.

İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt gibi ülkelerde hava sahaları kapatıldı. Uçuşlar sekteye uğrayınca, tatil ya da iş için bölge ülkelerinde bulunanlar mahsur kaldı. Ülkeler tahliye operasyonları başlattı.

Dışişleri Bakanlığı da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını uçuşların iptal olduğu ülkelerden otobüs seferleri organize ederek çıkardı.

Sadece insanlar değil, uçaklar da istemeden yatıya kaldı. 

Irak Havayolları’nın toplam yedi uçağı Türkiye’nin çeşitli havalimanlarında mahsur. Tahran Havalimanı'nda da THY ve Pegasus'a ait iki uçak beklemede.

Bir başka bekleme alanı deniz. Bölgede Türk bayraklı gemi olmadığı ancak sahibi Türk olan 15 gemi ve bunlarda görev yapan 174 Türk denizci olduğu bildirildi. Denizcilerle sürekli temas var. Gemilerden birinin 13 Mart Cuma günü Hürmüz Boğazı’nı geçtiği duyuruldu. Bu, İran ile bir iletişimin olduğunun göstergesi.

Karayolu tarafında ise taşımacılara olası saldırı risklerine karşı alternatif güzergâh olarak Gürcistan, Azerbaycan ve Kazakistan’ı kullanmaları önerildi.

Hızlı tepki

Savaşın hızla etkisini gösterdiği bir diğer alan da enerji oldu.

Olaylar petrol ve gaz ihracatçılarının yoğun olduğu bölgede cereyan ettiğinden, İran’ın petrol fiyatlarını zıplatıp ekstra bedel ödetme amacı da hızla sonuç verdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel belirsizlik ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar konusunda "Geçmiş tecrübeler, bu tür şokların kalıcı olmadığını gösteriyor." dedi.  

Daha savaşın üçüncü gününde yükselen petrol fiyatları nedeniyle motorine yapılması beklenen 6 lira 69 kuruşluk zam durduruldu.

Akaryakıta daha önce de uygulanan "Eşel Mobil" koruması getirildi.

Yani uluslararası petrol fiyatları ya da döviz kurlarına bağlı olarak akaryakıt fiyatlarına gelecek artışta ÖTV tutarları, artışın yüzde 75'i kadar azalarak uygulanacak. Fiyat hareketleri durulup da ÖTV 2 Mart'taki tutara geri döndüğünde, karar yürürlükten kaldırılmış sayılacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar savaşın 11. gününde de "Hem akaryakıtta hem doğal gazda bir sıkıntı öngörmüyoruz şu anda ama gelişmeleri yakından takip ediyoruz." sözünü tekrarladı.

Enerjide bir tuzu kuru durumu

Türkiye 2016’dan bu yana enerjide agresif bir politika izledi. Çeşitlilik de oluşturdu. 15 farklı ülkeden petrol tedarik ediliyor.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 Mart’taki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamada depolama tesislerinde, günlük net ithalatın 90 gününe karşılık gelen miktarda ulusal petrol stoku bulunduğunu söyledi.  

Ayrıca özellikle geçen yıl Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ), uluslararası enerji şirketleri ile çok sayıda doğalgaz ve LNG anlaşması imzaladı. Alımlarının ağırlıklı olarak Hürmüz dışında olması dolayısıyla da şimdilik büyük bir risk görmüyor.

Yine de temkinli olmakta fayda var.

Trump savaşın kısa süreceğini söyleyince 110 doları aşan petrol fiyatı birden gevşedi. Ancak savaş uzadıkça maliyet artar.

Eğer öyle olursa varil fiyatı 60 dolar öngörülerek yapılan enerji maliyet hesapları da şaşar.

Füzelerin hedefi

İran’ın İsrail ve bölgedeki ABD üslerini hedef alma politikası Türkiye’de etkisini savaşın beşinci gününde gösterdi.

4 Mart’ta İran'dan Türkiye’ye bir balistik füze fırlatıldı.  

Beklenmeyen bir şey değildi.

Çünkü oldum olası İran, NATO üyeliğinden mütevellit Türkiye’yi sınırındaki karakol olarak görür. Malatya’daki Kürecik Radar Üssü ve Adana’daki İncirlik Üssü’nü de kendine dönük tehdit olarak algılar. Türkiye de bu üslerin doğal olarak sürekli hedef olduğunu bilir.   

Irak ve Suriye üzerinden Türk hava sahasına yönelen füzeyi Doğu Akdeniz’de bulunan NATO gemilerindeki hava savunma bataryaları imha etti.