Değerli okurlar,
Daha önceki yazılarımdan birinde, politikacıdan ahlak beklemememiz gerektiğini söylemiştim. Hemen her gün en az bir politikacının bu söylediğimi doğrulayan demeçler vermesi çok üzücü değil mi?
Mesela, geçtiğimiz günlerde bir milletvekili, net asgari ücretin 28 bin TL, en düşük emekli maaşının 20 bin TL olduğu ülkemizde kendi aldığı yaklaşık 500 bin TL maaşın geçimi için yeterli olmadığını söyledi. Bunu söylerken yüzünde en ufak bir utanma belirtisi, dolayısıyla ahlaki bir kaygı da yoktu.
Aslında büyük ihtimalle yalan söylemiyor. Hem emekli hem de aktif milletvekili olarak devletten, bir başka deyişle halktan aldığı bu maaş onun yaşam tarzı için yeterli değildir. Ama bunun en önemli nedeni de yine biziz.
Neden böyle olduğunu ve bu durumun da ahlaki problemlerini ileriki satırlarda açıklayacağım. Ama önce isterseniz gelin, milletvekillerinin aldığı bu yüksek maaşlar nasıl ve hangi şartlarda belirleniyor, oradaki ahlaki probleme bakalım.
Kim belirliyor bu maaşları?
Tabii ki milletvekillerinin kendileri.
Asgari ücretin de emekli maaşlarının da kaç lira olacağının son onayı milletvekilleri tarafından veriliyor. Çünkü bunlar yasalarla belirleniyor ve görevi yasa yapıcılığı olan bu insanlar verdikleri oylarla bu ücretleri belirliyor. Kendi maaşları da yasalarla belirlendiğine göre, onu da kendileri onaylıyor demektir.
