2025’in yaz aylarında yeniden gündeme gelen eski bir tartışma, 5 Şubat 2026’da Bloomberg’in duyurduğu haberle alevlendi.

Habere göre hükümet, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile birlikte otoyolların işletme hakkının özelleştirme sürecini yönetmesi için Londra merkezli Ernst & Young LLP'yi yetkilendirdi. 

CHP Genel başkanı Özgür Özel, söz konusu köprü ve otoyolların yıllık gelirinin 600 milyon dolar olduğunu, bunun da bakım masraflarını çıkarınca yüzde 98’nin bütçeye kâr olarak kaldığını savundu.

Özel, hükümetin 3 milyar doları hemen almak için köprü ve otoyolların 25 yıllık gelirini bırakacağını söyledi. Tepkisini şu sözlerle dile getirdi:  

“Bu kadar büyük kötülüğü bozguna uğramış işgal ordusu yapmaz bir memlekete. Kaçarken yapmaz, giderken yapmaz. Bir memleketin altın yumurtlayan tavuğu, iki yumurta evvel almak için ellere satılmaz. Yapılan belli. Bunca yılın sonunda ekonomi çöktü, seçim ekonomisine para lazım.”

CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz da X’te yaptığı paylaşımında, kamuya ait iki boğaz köprüsü ve yedi otoyolun, 25 yıllığına özelleştirileceğini söyledi.

Yavuzyılmaz’ın paylaşımlarına göre 25 yıllık net kâr 15 milyar dolar olacak.

Yavuzyılmaz, “Şirketler, özelleştirme ihalesini 15 milyar doların ne kadar altında alırsa, o kadar doğrudan kâr elde edecek. Ayrıca 25 yıl içinde, araç geçiş ücretlerine yapacakları tüm zamlar, bu şirketlere en az 33 milyar dolar daha kâr yaratacak” diyor.

25 yılda en az 48 milyar doların vatandaşın cebinden bu şirketlerin kasasına aktarılacağını savunuyor.

CHP’liler 17 Şubat Salı günü de bu plana karşı İstanbul’da bir protesto yürüyüşü gerçekleştirmek istedi ama polis tarafından engellendiler. 

Burada hatırlatmakta fayda var, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir, KGM'ye bağlı otoyollar ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nü 2025'te 585 milyon 906 bin 492 aracın kullandığını açıkladı.

Köprülerden tek yön geçiş ücreti de yılbaşından itibaren binek araçlar için 59 TL’ye çıkarılmış durumda. 

Belli ki önümüzdeki dönem bu konu daha fazla tartışılacak.

Ama dedik ya, bu tartışma çok eskilere dayanıyor.

Gelin tarihine bakalım biraz. 

İstanbul Boğazı’na ilk köprünün temeli 20 Şubat 1970’de atıldı

Boğaz’a ilk köprü

Tarih boyu Boğaz’ın iki yakasını bir köprü ile birleştirme hayali hep vardı. 1900'de Arnaudin adında bir Fransız, biri Sarayburnu-Üsküdar, biri de Rumeli Hisarı-Kandilli arasında olmak üzere iki ayrı proje hazırladı ama kabul edilmedi.

Cumhuriyet döneminde daha 1930’larda bazı yabancı uzmanlarla projenin etüdü yapıldı. Ortaya farklı görüşler çıktı. Kimi denizyollarının güçlendirilmesini, kimi sadece demiryollarına ayrılan köprünün inşasını önerdi. Bir tüp geçit yapılması bile öneriler arasındaydı.

1958’de Ortaköy ile Beylerbeyi arasına bir asma köprünün yapılması gündeme geldi. Hatta Steinmann & Co. Firmasıyla sözleşme bile yapıldı. Ama uygulamaya geçilemedi. 

Sonuçta köprü meselesi 1960’ların sonlarına doğru karara bağlandı ve 20 Şubat 1970 tarihinde bir ayağı Beylerbeyi, diğer ayağı Ortaköy’de olan köprünün temeli atıldı.