İran’da ölen dinî lider Ayetullah Ali Hamaney’in yerine yeni lider olarak oğlu Mücteba Hamaney seçildi. Duyan da İranlılar hanedan seviyor sanacak. Kardeşim İranlılar hanedan sevse Pehlevi hanedanını devirmezdi. Hatırladınız değil mi?
Pehlevi hanedanını yıkan ve Mücteba’nın dün en üst makamına seçildiği bu İran rejimini kuran İslam Devrimi’nin üstünden sadece 47 yıl geçti. Pehlevi hanedanını devirmek için düzenlenen gösterilerde kurşunlanarak ölen binlerce insan İran rejiminin propagandasını yapmayı çok sevdiği Beheşti Zehra Mezarlığı’nda yatıyor.
Tiranları ve hanedanları yıkmak için yapılan bir devrimin üzerinden daha yarım asır bile geçmeden, yeni bir hanedanlığın temelleri atılırken ne düşünüldü acaba? Halbuki bizzat rejimin içinden, muhafazakarından reformcusuna, din adamından milletvekiline yüzlerce insan yıllardır sizi uyardı da yapmayın, etmeyin diye…
Uyarılara kulak asmadılar
İran'ın yeni lideri Mücteba’nın desteklemek için elinden geleni yaptığı, hatta seçimlere hile katmak için organizasyon bile kurduğu Ahmedinejad’ın kazandığı 2009 cumhurbaşkanı seçimlerindeki iki reformcu aday, Humeyni zamanının başbakanı Mir Hüseyin Musavi ve eski Meclis Başkanı Mehdi Kerrubi, Şubat 2011’de yayınladıkları bir açık mektupla uyarıda bulunmuşlardı. Musavi ve Kerrubi, mektuplarında “Devrimden 30 yıl sonra halkın şimdi din adına monarşik bir sisteme dönülmesinden endişe duymaya başlaması acı verici,” demişlerdi.
İran İslam Devrimi’nin önde gelen birkaç teorisyeninden ve dinî liderinden biri olan Ayetullah Murtaza Motaharri’nin oğlu, muhafazakar milletvekili Ali Motaharri de X’te yaptığı bir paylaşımla uyarıda bulundu. Motaharri, İmam Hüseyin’in halifeliği gasp eden Muaviye’nin halifeliğine 13 yıl ses çıkarmadığını, ama Muaviye halifeliği hanedanlığa dönüştürünce ona isyan ettiğini söyledi.
Motaharri, “İmam Hüseyin eğer isyan etmezse, kendisinin ve yanındakilerin kanı bu dava için akıtılmazsa, İslam'dan bir eser kalmayacağını biliyordu. Dolayısıyla, benzer bir durumla karşı karşıya kalırsak, kayıtsız kalmamak bizim görevimizdir.” diyerek açıkça böyle bir girişim karşısında sessiz kalmayacaklarını belirtti.
Bakalım şimdi ne yapacaklar?
Yetersizlik babadan oğula miras
Mücteba’nın babası Ali Hamaney de Humeyni’nin (doğal) ölümü sonrasında onun yerine lider seçildiğinde dinî bakımdan gerekli yeterliliğe sahip değildi. Hamaney, lider seçildiği 1989’da, Şii dinî hiyerarşisinde orta düzey bir din adamı yani Hüccetülislam idi. Ama devrimden önce ve devrim yıllarında Humeyni’nin yakın çevresinden biri olmuş, devrimden sonra devlette önemli görevler üstlenmişti.
