Pers Sasani İmparatorluğu döneminde kurulan Maniheizm dininin temelini ışık ve karanlık arasındaki sonsuz savaş inancı oluşturur. İranlıların kadim inancı Zerdüştlüğe göre ise evrende, iyiliği temsil eden Ahura Mazda ile şeytanın cisimleştiği Ehrimen arasında sonsuz bir mücadele sürüp gider. İyi ile kötü arasındaki sonsuz mücadele inancı, neredeyse bütün felsefi sistemlerin ve tek tanrılı dinlerin de temel temalarından birisidir.

İran İslam Cumhuriyeti ile ABD ilişkilerine de bu inanç egemendir. Her iki ülke de kendisini iyi, ötekini şeytan olarak tanımlar. İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ayetullah Humeyni, ABD’yi “Büyük Şeytan” (Şeytan-ı Bozorg) olarak tanımlamıştı. ABD Başkanı George W. Bush, 29 Ocak 2002'de Amerikan Kongresi'nde yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında Kuzey Kore ve Irak’la birlikte, İran’ı “şer ekseninin” üç üyesinden biri olarak tanımladı.

Her şey petrolle başladı

1951 yılında İran’daki Musaddık yönetimi İran’ın petrolünü millileştirmişti. 1953 yılında ABD ve İngiltere, Musaddık yönetimini darbe ile devirince talihsiz ilişkilerin tarihi de başlamış oldu. Ağustos 1953’te yapılan darbede ordu ve Şah yanlısı çetelerin düzenlediği saldırılarda 300 kadar Musaddık yanlısı öldürüldü.

Başbakan Muhammed Musaddık görevden alınarak askeri mahkemede yargılandı ve üç yıl hapis cezasına mahkum oldu. Hapis cezasından sonra ölene kadar ev hapsinde tutuldu. Darbeden önce Musaddık’ı görevden alma girişimi başarısız olunca önce Irak’a kaçan, oradan da İtalya’ya geçen Şah, darbeden sonra yanında CIA Başkanı Dulles’le birlikte Roma’dan İran’a döndü.

ABD, darbenin 60. yılında, Ağustos 2013’te yaptığı bir açıklamayla  darbedeki rolünü resmen kabul etti ve CIA’in “Ajax operasyonu” adını verdiği darbe planının uygulanması ile ilgili gizli belgeler açıklandı. Bu belgelere göre, yıllar sonra ABD'nin Irak işgalinin komutanı Orgeneral Norman Schwarzkopf’un babası Tümgeral Norman Schwarzkopf, önce Şah’ı İran’a dönmeye ikna etmek için CIA tarafından Roma’ya gönderildi. Baba Schwarzkopf daha sonra İran’a gitti ve Şah’ın kanlı istihbarat örgütü Savak’ı kurdu. Ajax operasyonunun başında ise ABD’nin 26. Başkanı   Theodore Roosevelt’in torunu, Kermit Roosevelt vardı. 

İngiltere darbedeki rolünü hâlâ resmî ya da gayrı resmî olarak kabul etmiş değil. 

ABD’nin ilk darbesi: İran’daki Ajax Operasyonu
ABD, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu eşiyle birlikte kaçırdı. Yetmedi, Trump açık açık “Petrolümüzü almaya geldik” diyerek ülkeye çöktüklerini açıkladı. Eskiden böyle şeyler gizli operasyonlarla olurdu. ABD’nin ilk gizli darbesi de yine petrol yüzünden İran’da Musaddık’a karşı yapılmıştı.

Darbeden sonra Muhammed Rıza Şah Pehlevi’nin iktidarı daha da güçlendi ve ABD,  İran petrolünden aslan payını aldı. İran bundan sonra ABD'nin Ortadoğu politikalarının uygulanmasında İsrail ve Türkiye ile birlikte, en sağlam müttefiklerinden biri olacaktı. Bu dönemde ayrıca İran ile İsrail arasında güçlü diplomatik, askerî ve istihbarat bağları kuruldu.

1953 darbesinin İslam devriminin tohumlarını attığı genel kabul gören bir görüş. İslam Devrimi’nin lideri Ayetullah Humeyni, Şah’a karşı mücadelesinde onun hep  Amerikan kuklası olduğunu vurguladı. 

444 günlük işgal

1979’da İran İslam Devrimi’nden sonra ülkesinden kaçan ve ABD’nin başlarda kendi ülkesine almadığı Şah bir süre Fas, Meksika, Bahamalar ve Panama arasında gezmek zorunda kaldı. Pehlevi, 29 Ekim 1979’da  “tedavi gerekçesiyle” ABD'ye kabul edildi.