İzmir’in en köklü eğitim kurumlarından Ege Üniversitesi’nde yurtta kalan öğrenciler, koşulların insani sınırları zorladığını anlatıyor. 

Dört gün boyunca kesilen sıcak sular, 4 kişilikten 6 kişiliğe çıkarılan odalar ve hijyen sınırlarını çoktan aşmış yemekhaneler... 

Öğrenciler için yurt, artık bir yuva değil; okul ve sosyal hayat arasında sıkışmış bir "tahammül alanı". 

"Sıcak su yok, yemeklerden böcek çıkıyor"

Erkek yurdunda kalan öğrenciler, sadece temel ihtiyaçlarına ulaşmak için bile bürokrasiyle savaşmak zorunda kalıyor. 

Bir elektronik teknolojisi bölümü öğrencisi, beş  yıldır çözülmediğini söylediği o döngüyü şu sözlerle anlatıyor:

"Ege’nin tek erkek yurdundayız ama 4 gündür sıcak suyumuz yok. Yemekler zaten her zaman kötüydü ama son dönemde çekilmez hale geldi. Bir keresinde yemekhane şirketi, devletin her birimiz için ödediği 160 TL yerine bize sadece 70 TL’lik döner verdi. Resmen devletin parası o şirketin cebine indi. Yemeklerden böcek çıkıyor, görevliye söylüyoruz, 'Biz titiziz ama engelleyemeyiz' diyorlar. 

“Yağmur yağınca asansör su doluyor”

Erkek yurdunda kalan bir gazetecilik öğrencisi ise asansörlerin denetlenmediğini ve kabine her bindiklerinde 2023’te Aydın’daki KYK Güzelhisar Kız Yurdu’nda asansörde sıkışarak hayatını kaybeden Zeren Ertaş’ı hatırladıklarını belirterek şöyle devam ediyor:

 “A Blok’ta asansör sorunu var, müdür 'müteahhit yanlış yaptı' diyor ama beş yıldır çözülmüyor. 2 bin kişi için sadece iki asansör var. Yağmur yağınca asansör boşluğuna su doluyor, personel kova kova su boşaltıyor. Koridorlar çöp içinde, odaları kendimiz temizlemek zorundayız; temizlemeyen arkadaşlarımız ise gizlice fişlenmekle, uyarı almakla tehdit ediliyor. Biz buraya ölmeye değil, okumaya geldik ve ölmek istemiyoruz."

"Yemekhanede 'nasip' mesaisi"

Kampüs içerisindeki Zübeyde Hanım KYK Kız Öğrenci Yurdu’ndaki durum da farklı değil. 

Hijyen standartlarının her geçen yıl geriye gittiğini belirten bir sınıf öğretmenliği 3. sınıf öğrencisi, beslenme ve temizliğin nasıl bir lükse dönüştüğünü özetliyor:

"1. sınıftayken haftada bir temizlik yapılırdı, şimdi o bile aksatılıyor. Yapılınca da eskisinden daha kirli oluyor. Eskiden akşama kadar açık olan çamaşırhaneler 17.30’da kapanıyor; biz zaten o saate kadar okuldayız, çamaşır yıkamak imkânsız hale geldi. Ama en büyük sorunumuz yemekhane. Hiçbirimiz oradan beslenemiyoruz. Ya midemiz bozuluyor ya içinden bir şey çıkıyor. Diyetisyen hazırlıyor diyorlar ama önümüze gelen menüler saçma sapan. Akşam yemeği altı saat açık görünüyor ama ilk üç saatte gelirseniz belki düzgün bir şey bulursunuz. Sonraki üç saatte 'nasibinize ne düşerse' onu yiyorsunuz. İtiraz edince 'Müdür böyle istiyor' deyip geçiyorlar. Defalarca 50’den fazla kişi zehirlendi. Hastanelerde sabahladık ama çözüm sunulmuyor."

"Maaşlı çalışan bile eve çıkamazken biz ne yapalım?"

Barınma krizi sadece fiziksel koşullarla sınırlı değil; ekonomik darboğaz, öğrencileri bu sağlıksız ortamlara zincirliyor. 

İngilizce Öğretmenliği 4. sınıf öğrencisi, mezuniyet sonrasına dair umutsuzluğunu ve mevcut sıkışmışlığı şu sözlerle anlatıyor:

"Normalde atanabiliyorduk, şimdi akademi süreci eklendi. O süreçte alacağımız ücret asgari ücretin biraz üzerinde olacak. İstanbul, Ankara veya İzmir gibi şehirlerde maaşlı çalışan birinin bile eve çıkması imkansızken, ben öğrenci halimle 4 bin TL krediyle nasıl eve çıkayım? 11.00’de yurda giriş zorunluluğu sosyal hayatımı, kötü yemekler maddi durumumu, 6 kişilik odalar ise psikolojimi bitiriyor. Yemekhanede yemekler kötü olunca dışarıda yemek zorunda kalıyorum ve bunu karşılayamıyorum. Barınma hakkı bize verilmiyor; verilince de tüm hayatımızı kötü etkileyen bir şeye dönüşüyor."

FAYN'A ABONE OLUN

Türkiye'de nitelikli ve bağımsız gazetecilik ancak okuyucuların desteğiyle mümkün. Siz de şimdi Fayn abonesi olarak topluluk odaklı gazetecilik modelimizi destekleyin, tüm içeriklerimize sınırsız erişin ve abonelere özel topluluk etkinlikleri için davetiye alın. Abonelik seçeneklerini inceleyin.

Bağlantı kopyalandı!

Yazan:

Evrim Deniz

Evrim Deniz

Türkiye’nin çeşitli illerinde gazetecilik yaptı ve Gazete Duvar, Bianet, 5Harfliler, Kadın İşçi ve Aposto gibi pek çok platformda haberleriyle yer aldı. Bağımsız gazetecilik anlayışını benimseyerek ekoloji, kadın emeği gibi konulara odaklanmakta.

Ali Dinç

Ali Dinç

Engelli hakları haber sitesi Sakat Cenah'ın kurucusu. bianet’te muhabir olarak çalıştı. İstanbul, Hatay, Konya, Ankara, Balıkesir, İzmir ve Diyarbakır'da dosya haberler üretti. Halkevleri 12. Halkın Hakları Basın, Sanat ve Dayanışma Ödülleri sahibi.