Fayn Haftalık’tan selamlar

Editör masamız bu hafta bizi haklı olarak meraklandıran Macaristan seçimleri, yüzyılın en büyük ama izlemesi en zor davasındaki son gelişmeler, savaşın 40’ncı gününde gelen ateşkes, ara seçim ihtimali ve yıllar sonra kavuştuğumuz Ay üzerine çalıştı.

Hazırsanız başlayalım.

Bir demokrasi deneyi

Demokrasi tüm dünyada bir sınav veriyor. Ama isimlerini tek tek anmayacağımız bir-iki ülkede verdiği sınav bambaşka. Bu ülkelerden biri Macaristan. Soru da şu: Seçimle işbaşına gelen ve giderek otoriter, antidemokratik hale gelen bir yönetim seçimle gider mi? 2010'dan bu yana koltuğunu koruyan Başbakan Viktor Orban, bu pazar düzenlenecek genel seçimde, anketlere göre son 16 yılın "en zorlu" yarışına hazırlanıyor. Sonucu hepimiz haklı olarak merak ediyoruz. Tarık Demirkan Budapeşte'den bildiriyor.

Macaristan seçimleri: Sonuçları dünyayı etkileyebilecek bir deney
Macaristan’daki seçimlerin dünya siyaset literatürü açısından en önemli sorusu şu: Seçimle işbaşına gelen otoriter bir yönetim seçimle görevden alınabilir mi? Macaristan bu anlamda bir laboratuvar deneyi öneminde. 16 yıldır ülkeyi yöneten Orban koltuğunu koruyabilecek mi?

İBB davasında bu hafta

Yüzyılın en büyük ama en zor takip edilen davasında savunma maratonu sürüyor. Haftaya savcının İmamoğlu’na yönelik “Haddinizi bildiririz” sözü, Necati Özkan’ın ifadesi ve duruşma salonundaki 500 bin TL dolu çanta damgasını vurdu. Fayn beşinci haftasında tarihi İBB Davası'nda yaşananları aktarmaya devam ediyor.

İBB Davası’nda beşinci hafta: Neler yaşandı?
İBB Davası’yla Beyoğlu Belediyesi’ne yönelik davanın birleşmesiyle tutuklu sayısı 92 oldu. Haftaya savcının İmamoğlu’na yönelik “Haddinizi bildiririz” sözü, Necati Özkan’ın ifadesi ve duruşma salonundaki 500 bin TL dolu çanta damgasını vurdu. Fayn beşinci hafta olanları derledi.

Yel değirmenleriyle savaşan herkese müjde: Don Quixote şehrinize geldi

Bazı kahramanlar dünyayı olduğu gibi değil, olmasını istediği gibi görür. Belki de zaten kahraman olmanın ön koşulu budur. 

Don Quixote, dünya edebiyatının en ölümsüz, en köklü kahramanlarından biri. Dört yüzyılı aşkın süredir yel değirmenleriyle savaşmaya devam ediyor.

80 kişilik dev kadrosu, canlı orkestrası, etkileyici müzikleri ve çarpıcı sahne dünyasıyla sahnede nadir rastlanan ölçekte bir prodüksiyonla Don Quixote şimdi de şehrinize geliyor. Selçuk Yöntem, Zuhal Olcay ve Cengiz Bozkurt ‘un ilk defa aynı sahnede buluştuğu bu oyun, Işıl Kasapoğlu rejisi ve Volkan Akkoç’un müzik direktörlüğüyle hayat buluyor.

İstanbul ve Ankara’daki yoğun ilginin ardından Don Quixote şimdi ilk kez turneye çıkıyor. Gaziantep, Adana, Bursa ve İzmir için turne biletleri satışta. 20–21 Nisan’da Zorlu PSM’de sahnelenecek oyun için sadece bu tarihlere özel %30 indirim fırsatını kaçırmayın.


Bir ateşkesin anatomisi

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırarak başlattığı, bedelini en çok Lübnanlı sivillerin ödediği savaşın 40’ıncı gününde Pakistan arabuluculuğunda bir ateşkes yapıldı. Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişlerine açılması karşılığı 15 gün boyunca silahların susması öngörülüyor. Her şey umulduğu gibi giderse 11 Nisan’da taraflar Pakistan’da bir araya gelecek ve müzakerelere başlayacak. Başlayacak da… Bu bahsi geçen taraflar ateşkesin ne olduğu konusunda bile anlaşabilmiş gözükmüyorlar. Ayşe Karabat mevcut ateşkesi ve ihtimalleri inceledi.

ABD-İsrail-İran savaşı: Ateş gerçekten kesilir mi?
ABD, İsrail ve İran’ın bedelini en çok Lübnan’a ödettikleri savaştaki ateşkesin tanımında bile anlaşamayan tarafların talepleri neler? Ateşkes neden kırılgan? Müzakereler başlarsa hangi hesaplar masada olacak? Fayn, ateşkes ve ötesi hakkında bilmeniz gerekenleri derledi.

Enerji krizi de ateşi keser mi?

Savaşın yarattığı enerji krizi de bu ateşkesle beraber durulma dönemine mi giriyor? O iş pek öyle çalışmıyor olabilir. Fayn küresel şalterin çalışma prensiplerini araştırdı.

Ateşkes sağlandı ama enerji krizi hâlâ kapıda
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın getirdiği enerji krizi ateşkes ilanıyla bitti sayılacak mı? Kalıcı bir ateşkes ilan edilse bile fatura büyükken dünya normale dönebilecek mi? Fayn araştırdı.
abonelere özel

Haydi, biraz İran konuşalım.

Yanı başımızda bizi doğrudan etkileyen bir savaş var. Görmezden gelmek mümkün değil; anlamadan geçmek ise daha da zor.

Fayn, savaşın ilk anından —hatta henüz başlamadan önce— İran’ı ve bu çatışmayı anlamaya yarayan süzülmüş analizleri, yalnızca teyitli bilgileri okuruyla buluşturuyor.

Şimdi bu bilgiyi bir adım ileri taşıyoruz. İran Savaşı’yla ilgili aklınızdaki tüm soruları, merak ettiklerinizi ve belki de sormaya çekindiklerinizi; 15 Nisan Çarşamba, saat 20.00’de, Türkiye’nin en yetkin İran uzmanlarından, Fayn yazarı Sami Oğuz ile konuşuyoruz.

Hâlâ olmadıysanız davetiye almak için Fayn'a abone olun.

Ara seçim mümkün mü?

31 Mart 2026, CHP’nin 47 yıl sonra elde ettiği yerel seçim başarısının ikinci yıldönümü. Bu başarının karşılığı savrulan yargı sopası ve arka arkaya gelen tuhaf operasyonlar oldu. Parti seçim zaferinin yıldönümüne de AKP’nin meclis çoğunluğunu elinde tuttuğu tek büyükşehir olan Bursa Belediyesi’ne yapılan operasyonla uyandı. CHP de bir süredir seslendirdiği “ara seçim” konusunu daha yüksek sesle dile getirmeye başladı. Fayn Ankara muhabiri bu talebin matematiğini inceledi.

CHP’nin matematiği zor ara seçim formülü
CHP, 47 yıl sonra elde ettiği yerel iktidarın ikinci yıldönümünün sabahına da operasyonla uyanınca, son çareyi gündemine aldı: Ara seçim, yetmedi yerel seçim. Peki, bu formül işe yarar mı? CHP amacına ulaşır mı? Fayn Ankara muhabiri anlattı.

Gittiği her yerde iz bırakan adam

Birinci Fatih Terim dönemi sonrasında Galatasaray'ın başına geldi. Süper Kupa finalinde Real Madrid’i yenmesine ve ligi şampiyon tamamlamasına rağmen kendini beğendiremedi. O da Beşiktaş’a gidip bir sonraki sezon orada şampiyon oldu. Türk futbolunda derin izler, jargonunda da Rumen atasözü “Köpekler istedi diye atlar ölmez”i bırakan Mircea Lucescu’yu Alper Erdem yazdı.

Mircea Lucescu: Futbola adanmış bir ömür
32 kupayla dünyanın en çok kupa kazanan üçüncü teknik direktörü Mircea Lucescu sadece kupalar kazanmadı. Futbolu anlamaya, değiştirmeye ve kontrol etmeye çalıştı. Farklı ülkelerde, farklı liglerde aynı sistemin peşinden gitti. Geriye, kupalardan daha kalıcı bir şey bıraktı: bir futbol aklı.