Hollywood’da söylendiği iddia edilen bir söz vardır: “İyi bir canavar filmi her şeyi değiştirir.”
Ortalığı kasıp kavuran ve beş sezonun ardından 31 Aralık’taki son bölümüyle ekranlara veda eden Netflix’in fenomen dizisi Stranger Things bu sözü bir kez daha haklı çıkardı.
1980’lerde ABD’deki Hawkins adlı küçük bir kasabada geçen dizi, gizemli bir şekilde ortadan kaybolan bir çocuğu bulmaya çalışan arkadaşlarının, bu süreçte başka boyutlardan gelen korkunç canavarlarla savaşa girişerek hem arkadaşlarını hem de dünyayı kurtarma mücadelesini anlatıyor.
Bu çocuklara, devletin üzerinde deneyler yaptığı ancak elinden kaçırdığı, olağanüstü güçlere sahip Eleven adlı bir kızın da katılmasıyla paralel evrenlere uzanan heyecan dolu olaylar hem dostluğu hem de macerayı büyütüyor.
Dizi bitse de ilgi bitmiyor
İlgi çekici karakterleri, unutulmayan sahneleri, kültürel referansları, kamera arkası görüntüleri, genç oyuncuların özel yaşamları…
Stranger Things, yayınlandığı ilk günden bu yana bazen bir oyuncak ya da aksesuarda; bazen de karşımıza çıkan bir “meme” ya da viral videoda, sürekli hayatımızda.
Parçaların bir yapboz gibi zaman içinde teker teker yerine yerleştiği senaryosuyla ilgi çeken dizi, 2016 yılının yazında yayınlanan ilk bölümünden itibaren izleyicinin aklını başından almaya devam etti. Öyle ki platformlarda yayınlanan diziler arasında en çok izlenen ilk üç listesine Game Of Thrones ve Breaking Bad’in yanında adını yazdırdı.
İlk dört sezonunda toplam 1,2 milyar izlenme rakamına ulaşan dizi 2016’da 94 milyon olan Netflix üye sayısının 700 milyona çıkmasında büyük rol oynadı. Time dergisinin alıntıladığı Parrot Analytics araştırma şirketi raporuna göre Stranger Things, Netflix’e 2020’den bu yana en az bir milyar dolar kazandırdı.
Hayranlarının sabırsızlıkla beklediği final sezonun geçen kasım ayında yayınlanan ilk bölümü 5 günde 59,6 milyonluk rekor izlenme rakamıyla 90 ülkede bir numara oldu.