Körpecik 2026’nın başından, birkaç gün önce vedalaşılan 2025 Türkiye’sine bakınca içinizden “O neydi öyle” demek gelmiyor mu? 

Hazırlıksız yakalanılan, adını koyamadığımız yeni bir sürecin giriş ve gelişme bölümleri; CHP’li belediyelere yönelik tutuklamalar, tutuklamalar, tutuklamalar; otelde, iş yerinde cayır cayır yanan insanlar; bilmem kaçıncı sezonundaki ekonomik darboğaz; bol bol kara para aklama, medyaya el koyma vakaları; bunlar ne ara ülkeyi sardı denen çeteler, baronlar, örgütler; bulaşmayan kalmış mı dedirten uyuşturucu operasyonları; iktidarın kendi içindeki güç çekişmeleri ve dört bir yanı sarıp sarmalamış bir türlü bitmeyen savaşlar, gerilimler, soykırımlar ve unutmak istediğimiz nicesi.  

Gönül ister ki hepsi geride kalmış olsun, yeni yılda pirüpak bir sayfa açılsın ülkenin önünde.

Lakin, eldeki veriler ve de öngörüler buna pek işaret etmiyor.  

Hatta, yılın başından moral bozmak gibi olmasın ama daha fazlasına hazırlıklı olmak iyi olur. 

Eskisi yıkıldı, yenisi doğmadı

Uluslararası ilişkiler çalışanlar bir süredir İkinci Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan düzenin yıkılmakta olduğunu, yerine kurulacak yeni düzenin sancılarının çekildiğini söyleyip dünyanın dört bir yanında patlak veren gerilimlerin, kural tanımayan acayip acayip işlerin bu yeni düzenin doğum sancılarından olduğunu söylüyor ya, hah işte aynısının tıpkısı Türkiye’nin iç siyaseti için de geçerli.  

Bir dönemin kapanışı, yeni bir dönemin başlangıcının sancısı bu. Demedi demeyin. 

O yüzden 2025’te siyaseten her şeyin mübah sayıldığı bir dönemin perdesi sadece aralanmaya başladı.

2026’da devamı gelecek, kuşkunuz olmasın. Bu yılın en azından ilk yarısında geçen yıldan kalan bakiyenin takibi yapılacak. 

Elbet onun da sürprizleri olur.

Hele biz beklenenleri aktaralım da beklenmeyene de zamanı gelince bakarız.

AK Parti’de kartlar karılacak 

Geçen yıl ne kadar CHP konuştuysak bu yıl o kadar hatta belki daha fazla AK Parti konuşacağız.

Nereden biliyoruz?