Bu hafta size “dalya” diyoruz.

Zira Fayn Haftalık tam 100’üncü sayısıyla karşınızda.

Sayı bizi bile şöyle bir çarptı. “Vay be tam 100 bülten çıkarmışız” dedik.

Hep beraber 200’lere, 300’lere, hatta 1000’lere diyoruz ve gündeme geçiyoruz.

Yavaş yavaş Mansur Yavaş

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ortalığı birbirine katarak CHP’den istifa etmişti. Kimilerine göre Özarslan’ın istifası ile asıl hedef alınan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş. Kimileri haklı mı? Ankara muhabiri aktarıyor.

Yavaş yavaş Mansur Yavaş’a doğru
CHP’ye göre, Keçiören Belediye Başkanı Özarslan’ın istifası sadece bir ayartma ya da ikbal arayışı değil. Bu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı partiden koparma stratejisinin bir parçası. Peki Yavaş yeterince dayanıklı ve hazırlıklı mı? Fayn Ankara muhabiri derledi…

Ne kurulu ne kurulu?

ABD Başkanı Trump canının istediği ülkelerin liderlerine “Barış Kurulu” davetiyesi göndermeye başladı. Şimdiye kadar aralarında Türkiye’nin de olduğu 25 kadar ülke daveti kabul etti. “Masada varız, demek ki menüde yokuz” diye sevinenler çok. Peki bu kurul ne iş yapacak ve bundan Gazze’nin haberi var mı? Ayşe Karabat yazdı.

Trump’ın Barış Kurulu: Eski dünya düzeni için hafriyat ekibi
Eski dünya öldü, yenisi doğamıyor; ama hafriyat işi hızla ilerliyor. Gazze’nin enkazı üzerinde barış satan yeni düzenin vitrininde Filistinli yok, ama bolca yatırımcı var. Üstelik koltuklar nakit.

De Gaulle’ün öngörüsü

Avrupa’da bir değil 1001 hayalet dolanıyor. Sağcısı, solcusu, futbolcusu Gramsci’den alıntı yapan yapana. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ağzından sık sık Frankfurt Okulu düşünürlerinden aldığı cümleler dökülüyor. Almanya başta olmak üzere Habermas’tan alıntılayanlar da az değil. Kısacası geçmişin isimlerine nur yağıyor. ABD-Avrupa geriliminin ayağa kaldırıp aramızda dolaştırmaya başladığı bir hayalet daha var: 1966’da Fransa’yı NATO’nun askeri kanadından çıkaran Charles de Gaulle… Yavuz Sinangil yazdı.

ABD–Avrupa gerilimi büyürken Münih’te dolaşan hayalet: De Gaulle
Geçen yılki Münih Güvenlik Konferansı’nda Avrupa’ya, Başkan Yardımcısı Vance ile ‘dayak atan’ ABD, bu yıl “Gel, benim kurduğum düzene, benim kurallarımla katıl” çağrısı yaptı. Avrupalıların kafasındaysa 1966’da Fransa’yı NATO’nun askeri kanadından çıkaran Charles de Gaulle’ün sözleri yankılanıyor.

Dünya 19. yüzyıla dönerken Türkiye’nin yeri ne olmalı?

Bir tarafta Rusya'nın Ukrayna'da savaşı, diğer yanda Trump ABD’si, Doğu’da da Çin’in olası Tayvan işgali… Dünya artık kendini kurallarla bağlı hissetmeyen büyük güç odaklarının elinde. Bu da insanlığın 19. yüzyıl dengelerine dönmesi anlamına geliyor. Peki bu dengede Türkiye’nin yeri neresi? Fayn Sinan Ülgen’e sordu.

Dünya 19. yüzyıla dönerken Türkiye’nin yeri ne olmalı?
Nüfuz alanı paylaşımları daha önce iki kez dünya savaşına sebep oldu. Şimdi yine benzer bir döneme girerken Türkiye’nin yerini Sinan Ülgen ile konuştuk. Ülgen’e göre AB’nin Türkiye’ye daha fazla ihtiyacı var. Ama bu saptama işin gerekli tarafını oluşturuyor, yeterli tarafını değil.

Oyunuzu bize vermezseniz, gözetlenirsiniz

Macaristan’da bildik melodiler çalmaya devam ediyor. 16 yıldır ülkeyi yöneten Viktor Orban’a rakip olmaya kalkanın başına türlü türlü işler geliyor. Ülkedeki geleneksel muhalefet partilerinden farklılaşan ve önümüzdeki seçimlerin favorisi haline gelen Peter Magyar içinde “seks kasedi” iddialarının döndüğü bir karşı propagandayla karşı karşıya. Peki Orban’ı korkutan Magyar kim? Tarık Demirkan yazdı.