> ## Content Index
> Fetch the complete content index at: https://www.fayn.press/llms.txt
> Use this file to discover other available public pages before exploring further.

# 2024’ün en iyi filmleri:  Sinemanın parladığı yıllardan biri
- URL: https://www.fayn.press/2024un-en-iyi-filmleri/
- Published: 2024-12-30T12:16:13.000Z
- Updated: 2026-10-20T13:12:31.000Z
- Description: 2024 sinema salonları için süper bir yıl olmasa da sinema adına tatminkar bir yıldı. Bu yıl, farklı türlerde ve tarzlarda sinemaseverleri daha fazla mutlu eden 10 filmi, rakipleriyle birlikte hatırlayalım.
- Author: Doğu Yücel
- Tags: film, sinema, kültür sanat, 2024 en iyi filmler

2024’ün sinema adına nasıl geçtiğini konuşacak olursak en baş maddeye “çeşitliliği” koyabiliriz. Bunu görebilmek için herhangi bir büyük ödülün adaylarına bakmanız yeterli. Bu çeşitlilikle birlikte “uzlaşmazlık” da öne çıktı, dikkat ederseniz bu yıl “Evet, bu film muhteşemdi” diye her kesimin üzerinde konsensüs oluşturduğu bir film olmadı. 

Bunun için de farklı mecraların “en iyi listeleri”ne bakmanız yeterli, birbirinden bambaşka, tek bir filmde bile “pişti”ye yol açmayan listeler yazıldı, çizildi. 

*Fayn* adına bu imkansız görevi üstlenerek “En İyi 10 Film” seçkimizi hazırladım. 

Metodumuz şuydu: Filmleri temsil ettikleri türleri ve kulvarlarıyla anıp o alanlardaki rakipleriyle kıyaslayarak seçtim. Böylece birbirinden farklı 10 “çok iyi” filmi listeleyip yılın sinema özetini de çıkarmış olduk:

## 10- Yılın en iyi kült film adayı: *Kneecap*

Yılın en iyi 10 filmi listemizin ilk konuğu, Türkiye’de nedense üstüne pek konuşulmayan *Kneecap*. Oysa film 14 dalda aday olduğu Britanya’nın en önemli ödülü BAFTA’dan “En iyi film” dahil 7 ödül almayı başardı. İrlanda’nın Oscar adayı olan film, Oscar’larda hem “En iyi uluslararası film” kategorisinde hem de “En iyi şarkı”da şu an kısa listeye girmiş durumda. 

*Kneecap*, İrlanda’daki gerçek bir hiphop grubunun hikâyesi ve başrollerde de bizzat grubun üyeleri oynuyor. Fakat sadece bir rap üçlüsünün mücadelesine değil, aynı zamanda İrlanda’nın asıl dili olan İrlandacanın yaşam mücadelesine tanıklık ediyoruz. İngilizcenin hakimiyeti altında unutulmaya yüz tutan İrlandaca “serseri” bir rap grubunun müziğiyle adeta küllerinden doğuyor. 

Film hem eğlenceli hem siyasi olmayı başarıyor. Şu replik bile yeter: *“Söylenen her İrlandaca kelime, İrlanda’nın özgürlüğü adına atılmış bir kurşundur.”*

Adeta günümüzün *Trainspotting*’i olan bu potansiyel kült filmi Apple Tv’den izleyebilirsiniz.

## 9- Yılın belgeseli: *Dahomey*

Geçen sene tarihinde ilk defa en büyük ödülünü bir belgesele (*On the Adamant*) veren Berlin Film Festivali’nin Altın Ayı’sı bu sene de bir belgesele, *Dahomey*’e gitti. 

Dahomey, festivalde 67 dakikalık görece kısa süresiyle iddialı kurmaca rakiplerinin önüne geçmeyi başardı. Şu an Mubi’de gösterimde olan film, Benin’den Fransa’ya kaçırılmış tarihi eserlerin ait oldukları topraklara geri dönüşünü anlatıyor. Ama öyle bir anlatıyor ki, seyircisi üzerinde filmde müzeyi gezenlerin dediği gibi “metafizik bir deneyim”e dönüşüyor. Ve tabii sömürgeciliğin halen daha nasıl devam ettiğini gözler önüne seriyor. 

Bu yıl çok iyi belgeseller seyirciyle buluştu, bunlardan bazıları: *From Ground Zero*, *Sujo* ve Türkiye’den *Dargeçit*’ti. Henüz izleyemediğimiz, Filistinli ve İsrailli belgeselcilerin ortak çabası *No Other Land* ise muhtemelen en önemlisiydi. 

## 8- Yılın en iyi komedi-aksiyonu: *Anora*

Cannes’ın en büyük ödülü olan Altın Palmiye’yi kazanan *Anora* hem çok sevildi hem çok tartışıldı. Sean Baker’ın eski filmleri kadar güçlü bulmayanlar da oldu, bulanlar da. Filmin *Uncut Gems* seviyesinde ciddi bir gerilim tonuyla başlayıp parodi ölçüsünde komediye geçiş yapması ilginçti. 

Filmden sonra filmin cinsellik içeren çekimleri sırasında oyuncuların kararıyla “samimiyet koordinatörü” kullanılmadığının öğrenilmesi filmin itibarını sarstı ama yine de film Oscar’larda iddialı gözüküyor, bizce de yılın en eğlenceli filmlerindendi. 

Komedi ve aksiyondan bahis açmışken *Challengers*, *Trap*, *Rebel Ridge*, *Deadpool & Wolverine* ve *Kinds of Kindness*’ı da anmalıyız ama!

## 7- Yılın en iyi yerli filmi: *Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri*

Bu yıl bizden de çok iyi filmler seyirciyle buluştu. *Gecenin Kıyısı* ve *Kör Noktada* kişisel listemde öne çıkanlardı ama *Mukadderat*, *Faruk*, *Tereddüt Çizgisi* ve *Yurt* da önemli filmlerdi. Çok tartışılan *Hiçbir Şey Yerinde Değil* ve ana akımdan *Cem Karaca’nın Gözyaşları* da ilgiye değerdi. Fakat *Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri* verdiği sinematik duyguyla kendini hepsinden ayırmayı bildi. 

Eski Abbas Kiarostami veya Elya Süleyman filmlerini anımsatan, bazen zıvanadan çıkan yavaşlığına rağmen ironisiyle yüzünüzde gülümseme açtıran, didaktik durabilecek mesajını çok güzel, zarifçe ve usulca veren bir filmdi. Film halen daha vizyonda.

## 6- Yılın Müzikali: *Emilia Perez*

Altın Küre’de 10 adaylık kaparak dikkat çeken *Emilia Perez*’in bu yıl Oscar’ların sürpriz şampiyonu olabileceği konuşuluyor. Uyuşturucu kartellerine boyun eğen Meksika’nın “toprağı sıksan faili meçhul” trajedisine ayna tutan, toplumsal gerçekçi olduğu kadar bir çözüm yolu da öneren film, transseksüel oyuncusu Karla Sofia Gascon’un iki farklı cinsiyetli karakterde ortaya koyduğu inanılmaz performansıyla da çok konuşuldu. 

Bu yıl müzikal olarak çok rakibi de yoktu aslında, *Joker 2*’nin çuvallamasıyla hele!.. Jacques Audiard’ın ustalığını konuşturduğu sahneleri ve bazen Latin pembe dizileri anımsatan şarkılarıyla *Emilia Perez* şüphesiz yılın müzikali.

## 5- Yılın body-horror filmi: *The Substance*

Yılın belki de en çok tartışılan filmi… Seveni de çok, nefret edeni de. Bir *Black Mirror* bölümü gibi başlayıp Cronenberg’in aşırılığına dümen kıran feminist bir body-horror idi *Substance*. Bol kepçeden klişesine rağmen cesur ve şüphesiz cazibeli bir film. 

Body-horror demişken türün efendisi Cronenberg’in *The Shrouds*’una ve *Love Lies Bleeding*’e de dikkat çekmeliyiz bu arada. Her ikisi de *Substance* kadar izlenmeyi hak ediyor.

## 4- Yılın korku filmi: *The Devil’s Bath*

Bu yıl iyi ve orijinal korku filmleri izledik, *Heretic*, *Late Night With the Devil*, *Blink Twice* ve *Strange Darling* ilk akla gelenler. Türk zombi filmi *Cenaze* de dikkate değerdi. Fakat daha önce *Goodnight Mommy* ile yakın korku sinemasının başyapıtlarından birine imza atan yönetmen ikili Severin Fiala ve Veronika Franz öyle bir film çıkardı ki, diğer hepsini unutturdu. 

Avusturya’nın Oscar adayı olan (fakat ne yazık ki kısa listeye kalamayan) filmin orijinal adı: *Deus Teufels Bad*. Film için *Midsommar* gibi “folklorik korku” da diyebiliriz, gerçekçi bir “Ortaçağ dönem filmi” de. 

Gerçek bir hikaye söz konusu: Ortaçağ’da en ölümcül günahın intihar olmasından dolayı insanlar öyle bir raddeye geliyorlar ki ölmek için cinayet işlemeyi tercih ediyorlar, böylece infazları gerçekleşmeden önce günah çıkarabiliyorlar. Ve bu insanların çoğu da tabii ki müthiş bir baskı altında yaşayan kadınlar. Bundan büyük “korku” olabilir mi?

## 3- Yılın en iyi animasyonu / çocuk filmi: *Ters Yüz 2*

Bu yıl vizyona giren filmlerden *Wall-E*’yi anımsatan *Wild Robot* çok konuşuldu. Peter Jackson yapımcılığında *Yüzüklerin Efendisi: Rohirrim Savaşı* da Orta Dünya hayranlarının ilgisine mazhar oldu. *Moana 2* çok izlendi. *Orion and the Dark* da çok sevildi. Dünyada en çok dikkati, tamamı diyalogsuz olan *Flow* çekti. Fakat Letonyalı yönetmen Gints Zilbalodis’in çektiği bu filmi Türkiye’de 24 Ocak 2025’te izleyebileceğiz. Bizim izlediklerimiz arasından ilki efsane olan *Ters Yüz*’ün devam filmi öne çıktı. 

İnsan doğasını, içimizde kavga eden duygularımızı, psikolojiyi hem çocuklara hem yetişkinlere hitap edebilecek böyle mikro bir yapıda kurmaları, ikinci filmde de aynı yaratıcılıkla devam etmeleri takdire şayan. Bu sene animasyon olmasa da çocuklara yönelik ama yetişkinlerin de sevebileceği fantastik film türünde *Wicked*’ın da büyük beğeni topladığını, hatta Oscar’larda iddialı olduğunu ekleyelim. 

## 2- Yılın en iyi “İyi hisset” filmi: *Ghostlight*

Bu yılın “*The Holdovers*”ı kesinlikle *Ghostlight*’tı. Aslında *The Holdovers* kadar “pembe” bir film değil *Ghostlight*, hatta merkezinde trajedi var diyebiliriz. Fakat içinden geçtiği trajediye rağmen tiyatroyla tutunan bir adamı izliyoruz. Hayatında sahneye çıkmamış, tek bir replik okumamış bir inşaat işçisi Romeo ve Juliet’le ve bu oyunun onun hayatıyla kesiştiği noktalarla dönüşüm geçiriyor. 

Yer yer Ken Loach filmleri gibi gerçekçi durabilen ama nihayetinde bir Amerikan bağımsız filmi olan *Ghostlight* içerdiği “acı”ya rağmen yılın en “iyi niyetli”, en iyimser filmlerinden biri olmayı başarıyor.

## 1- Yılın epik bilimkurgu filmi: *Dune 2*

Bu yıl çok fazla bilimkurgu filmi seyredemedik. Fakat izlediklerimiz gerçekten iyiydi. *Alien: Romulus*, Alien mitolojisine harika bir ekti, *Dune* olmasa burada o olabilirdi. *Mad Max Saga: Furiosa* da bir *Fury Road* olmasa da yine bir gövde gösterisiydi. Fakat *Dune 2* tabiri caizse masaya yumruğunu koydu. 

Yönetmeni ve yaratıcısı Denis Villeneuve’ün dediği gibi Dune Saga’sının “Empire Strikes Back”ini seyirciyle buluşturdu. Hem Frank Herbert’ın romanının hayranlarını hem de ilk filmin hayranlarını mest etti. Filmin hikâyesinin bugün dünyamızda olup bitenlere benzerliği de etkileyiciliğini perçinledi.

🦉

Fayn, güç sahiplerini denetlemek, bakış açılarımızı genişletmek, yankı odalarının duvarlarını yıkmak ve 21\. yüzyılın enformasyon karmaşasına direnebilmek için var. Bağımsız ve nitelikli gazeteciliğe alan açma çabasına mütevazı bir tuğla da siz koyun, Fayn'ın ücretli aboneleri arasına katılın. [Abonelik seçeneklerini inceleyin](https://fayn.press/abonelik?ref=fayn.press).